Yemin

Allahın zatıyla, ismiyle veya sıfatlarından biriyle yemin, mün´âkid olur (bağlayıcı olur). Malını sadaka olarak vermek için yemin eden kişi, yemin keffareti ile malını sadaka olarak vermek arasında muhayyerdir.

Lağv yemini için kefaret lazım gelmez.

Bir şeyi yapmamaya yemin eden kişi, bu işi başkasına yaptırırsa yemi­ni bozmuş sayılmaz. İki işi yapmamaya yemin eden kişi, yalnız birisini yaparsa yine yeminini bozmuş sayılmaz.

Yemin, lugatta kuvvet veya sağ el manasınadır. Sağ elden anlam, Araplar yeminleştikleri zaman birbirlerinin sağ ellerini tutarlardı.

Fıkıhta yeminin manası, Allah´ın isim veya sıfatlarını anarak bir işin gerçek olduğunu belirtmektir. Ne yazık ki genel haller için de yemin edil­mesi herkesin ağzında alışık bir vaziyet almıştır. İnanan mü´minin konuş­tuğu zaman konuşmasında iddia ve fiillerini yeminle takviye etmemesi gerekir. Genel durumlarda yemini telafuz etmek mekruhtur.

İmam Şafii hazretlerinin yeminden şiddetle uzak durmamız için kendi­sine ait bir özelliğini şöyle ifade etmektedir:

" Ben hayatımda ne doğru ne de yalan yere Allah ile yemin etmedim."

Yemin, Allah´ın zatıyla, ismiyle veya sıfatlarından bir sıfatla olduğu zaman sahih olur.

Yeminin lafızları, ´Vallahi, billahi, tallahi´; Allah´ın isimlerinden ´Ma­liki yevmiddin´ (Din gününün sahibi); Allah´ın sıfatlarından ´Rahman, Rahim´ gibi lafızlardır.

Bunlara delil Abdullah bin Ömer´in Hz. Peygamberden rivayet ettiği şu hadistir: Hz. Peygamber Hz. Ömer bin Hattab´a bir kafile içinde yetiş­ti, Hz. Ömer babası adına yemin ederken Hz. Peygamber O´na şöyle ses­lendi: "Dikkat edin, muhakkak ki Aziz ve Celil olan Allah, sizleri babala­rınızın adlarıyla yemin etmekten nehyetti. Artık kim yemin edecekse Al­lah´ın adıyla yemin etsin yahut sussun" [1]

Ayrıca bir çok hadislerde Hz. Peygamberin şöyle yemin ettiği rivayet edilmiştir:

"Nefsimi elinde tutan Allah´a yemin ederim", "Muhammed´ in nefsini elinde tutan Allah´a yemin ederim" [2]

İhtiyaç duyulmadığı zaman yemin etmek mekruhtur. Allahu Teala şöy­le buyurur:

"İyilik etmek, sakınmak, insanlar arasında sulh yapmak husu­sunda yeminlerinize Allah´ı hedef ve engel koymayın. (Bakara: 2/224)


Lağv Yemini


Kişinin dilinin kasıtsız olarak yemin lafızlarına kaymasıdır. Böyle bir duruma kişi ne kefalet verir ne de günahkar olur.

Buna delil olarak Allahu Teala şöyle buyurmuştur:

"Allah sizi lağv yeminlerinden dolayı muaheze etmez. Lakin, kalplerinizin irtikap ettiği yeminlerle muaheze eder. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir" [3]

Hz. Aişe lağv yeminleri için şöyle demiştir. "Bu ayet, ´Evet vallahi´, ´Hayır vallahi´ şeklindeki yeminler hakkında nazil oldu" [4] demiştir.



Yeminin Kefareti


Yeminin kefaretinde kişi bu üçünden hangisini yaparsa serbesttir. Bunlar:

1. Mü´min bir köle azad etmek.

2. On fakire birer müd keffaret vermek.

3. On fakiri giydirmek.

Bunlardan hiç birine gücü yetmezse üç gün oruç tutar.

Kefaret gerektiren yeminler bağlayıcı olan yeminlerdir. Yani kişinin yemini diline alması ve kalbiyle de onu kastetmesidir. Kendisine vacib kıldığı şeyi yerine getirmediği zaman ona kefaret vacip olur.

Allahu Teala şöyle buyurmuştur:

"Fakat sizi kasten ettiğiniz yeminlerden Ötürü muaheze eder." (Maide: 5/89)



Yemini Gamus


Yemin eğer geçmişte olan bir şey üzerine yapılsa ve yalan olduğu hal­de kasten yemin edilse buna yemin-i gamus denir. Böyle yemin büyük günahlardandır. Kişi hem günahkar olur hem keffaretini vermekle mükel­lef olur.

Abdullah bin Amr´den rivayete göre, Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle bu­yurmuştur:

"Büyük günahlar Allah´a sir koşmak, ana-babaya karşı gel­mek, haksız yere bir insanı öldürmek ve yemin-i ğamus´tur" [5]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buhari, 6270, Müslim, 1646

[2] Buhari, 6254 ve 6255

[3] Bakara: 2/225

[4] Buhari, 6286

[5] Buhari.





Eserin yazarı: Kadı Ebu Şuca Eser: DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ