Hul´

Hul´ belirli bir mal karşılığında caizdir.

Kadın bedeli verdikten sonra kendi nefsine malik olur. Yeni bir nikah yapmadan kocası onu tekrar yanına alamaz.

Hul´u hayız ve tuhrda yapmak caizdir.

Hul´a uğramış bir kadın için talaka gerek yoktur.

Hul´, kocasına bir bedel vermek üzere kadının kesin bir şekilde ayrıl­ma talebinde bulunmasıdır.

Kocaya belirli bir bedel vermek karşılığında karısının ayrılma talebi caizdir. Buna delil, yüce Allah´ın şu sözüdür:

"Eğer (eşlerin) Allah´ın sı­nırlarını koruyamayacaklarından korkarsanız o zaman kadının fidye ver­mesinde eşlerin ikisine de günah yoktur." (Bakara: 2/229) Buhari´nin rivayet ettiği bir hadiste şöyle denilmektedir:

"Ona bahçesini geri vermek ister misin" dedi. Kadın, evet deyince Rasulullah (s.a.v.) adama şöyle dedi:

"Bahçeyi kabul et ve onu bir talakla boşa." [1] (O bahçe daha öne ka­dına koca tarafından mehir olarak verilmişti.) Bu, İslam´da vuku bulan ilk hul´dur.

Hul, boşanmanın bir nev´i olup beş rüknü vardır:

1- Bedeli veren: Bedeli veren yabancı biri de olsa farketmez. Bunun şartı, malda mutlak tasarruftur.

2- Zevce: Ric´i talakla bile olsa kocanın mülkiyeti şarttır.

3- Bedel: Bedelde şart olan hul? için verilmesi, belli olması, kocaya verilmesi ve teslim edilebilir olmasıdır. Şayet faydasız olan şeyler bedel gösterilerek hul? yapılmışsa, fasid olup burada hul´ sahih olmaz.

Hul? meçhul bir şey üzere yapılmışsa; mesela, iki elbiseden biri üzere yapılmışsa, mehr-i misl ile bain talakla ayrılmış olur.

4) Koca: Şartı, köle yahut sefih bile olsa kendisinden talakın sahih ol­duğu biri olmalıdır.

5) Siga: Siga´da şart, alış-verişte geçen şartın aynısıdır. Ancak burada, az sözün araya karışması zarar vermez.

Siga, kinaye bile olsa boşamayı ifade eclen her sözdür. Hul´ lafzı, sarih boşama lafızlarındandır. Ancak onunla birlikte bir bedel zikredilir.

Kadın "Şu kadar para karşılığında´ yahut "Zimmetinde olan alaca­ğım karşılığında hul´ yap" veya "Beni boşa" veya "Beni kurtar" der.

Koca da "Seni hul´ ettim," yahut "Boşadım" veya benzeri bir söz söy­ler. Hul´un bütün şartlarına haiz fakat, üç talakı tamamlamayan hul?da ka­dın kendi durumu hakkında tam yetki sahibidir. İddeti içerisinde bile olsa erkek ne onu boşayabilir ve ne de ric´at ederek onu zevceliğe alabilir. Ka­dının üzerindeki ric´al hakkı yoktur. Şayet kadın (Senden olan alacağım­dan dolayı) "Seni affettim" veya "Allah seni affetsin" der ve erkek de:

"Affetmen sahih ise, sen boşsun" derse, kadın da reşide, malı ve dini hususunda saliha olmakla ve afvetme şartlarına haiz olmakla afvetmesi sahih olup, her ikisi (alacak) miktarını biliyor ve o (alacağa) zekat düş­müyorsa bir ric´i talak vaki´ olur. Çünkü erkek boşamayı afvetmesinin sıhhatına talik etmiştir, afvetmesine değil. Çünkü kadın, önceden onu af-vetmiştir. Ama kadının afvetmesi sahih değilse, talak vaki´ olmaz.

Şayed erkek kadına: "Alacağından veya sadakından beni afvedersen. boşsun´ der ve kadın alacağının yahud sadakının miktarını bilmediği hal­de "Seni afvettim" diyecek olursa, boşanmış olmaz. Çünkü afvetmesi sa­hih değildir. Erkeğin, boşanmayı kendisine talik ettiği şey mevcut değil­dir. Yine kadın reşide değilse yahud afvetmeye söz konusu olan malda ze­kat varsa, boşama yine de vaki olmaz.

Faide: Birisi, bir eve girmeyeceğine dair üç talak ile yemin eder, son­ra o eve girme ihtiyacını duyar ve kendisine: "Zevcene hul´ ver" denir, kendisi de: "Ona hul´ versem üç talakla benden boş olsun" der ve sonra da ona hul? verirse, sadece bir talak vaki" olur. Üç talakla boşanmış ol­maz. Çünkü hul´ ile ondan ayrılmıştır. Ama üç´talakla hul´u hususunda vekil ta´yin edecek olursa, üç talak vaki´ olur. Çünkü vekil ta´yin etmeye­ceğine dair yemin etmiş olursa ve hul´un meydana gelişinden önce vekil ta´yin etmiştir. [2]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buhari, 4971.

[2] Kadı Ebu Şuca?, Ğayet?ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 455-456.







Eserin yazarı: Kadı Ebu Şuca Eser: DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ