BU FIRTINA KOPARAN MEKTUPLARI ME'MUNYAZMIŞ OLAMAZ, ONLAR EBÛ DUÂD'IN İŞİ
Me'mun'u bu işe iten sebebi gizli bırakmayıp açmak,kapalı bırakmayıp meydana çıkarmak istiyoruz. Tarih bunu zikrederken, kitaplar nakil yaparken bunun cereyan tarzı ve mektupların yazılış dili, bütün bunlar bazı ipuçları veriyor. Buna Me'mun'u teşvik eden o kimse en büyük sorumluluğu yüklenir. Me'mun, Mutezile âlimlerinden Ahmed b. Ebû Duâd'ı kendine vezir yapmıştır. Özel kâtibi, devlet işlerinde müşaviri, arkadaşı oydu. Onun nezdinde çok yüksek mevkii vardı. Hattâ kardeşine, kendisinden sonra onu mevkide tutmasını, sakın uzaklaştırmamasını vasiyet etti. Me'mun'un yazdığı mektupların dili açıkça gösteriyor ki, bunlar Ahmed b. Duâd'ın kaleminden çıkmadır. Bunları o yazmıştır. Mektuplar, görüyoruz ki, uzun ve teferruatlı. Halifeler kendileri yazdıkları zaman, böyle uzun yazmadıkları bilinen birşey. Sonra mektupta Halife kelimesi daima gâip sıgasiyle, üçüncü bir şahıs gibi geçiyor. Mektubu yazan Halife kendisi olsa, birinci şahıs siğası kullanır, hep üçüncü şahıs siğası kullanılmış. Demek yazan halife değil başkası. Sonra mektupta şunun bunun fetvalarına taan etmek, birinin ribayı helal sayması var, Me'mun gibi kültürü geniş biri bunlardan uzak kalır. Bu durum karşısında biz: Bu mektuplar Me'mun hasta iken yazılmıştır, diyebiliriz. Bitkin bir halde hasta olduğundan bu yazılanlara izin vermiştir, yoksa kendisi sıhhatte ve rahatı yerinde olsa, şuna buna taan edip dil uzatan, başkalarının kusurlarını bulup ayıplarını meydana çıkaran bir mektubun, kendi namına gönderilmesine asla müsaade etmezdi. Yüksek işlere yönelen, küçük şeylere tenezzül etmeyen Me'mun gibilerinden böyle kusurlu şeyler beklenmez. Eğer bunları kendisi yazmış olsaydı, böyle yazmazdı, sıhhati ve kuvveti yerinde olsaydı, başkalarının yazdıklarını da incelemeden imzalamazdı. Onun için bizim tercihimiz şudur: Mektuplar gönderilirken onlara muttali olmadı, her ne kadar muhtevasını bilse de dikkatle göz atmadı veyahut da göz atsa da çok zayıf olduğundan, içindekilere tam vakıf olamadı. Zaten mektupların gönderildiği sıralarda öldü.
- 340 okuma
Kuranı Kerim Bilgileri |
namaz . kabir azabı . cuma namazı . ilim . cehennem . kalp huzuru . gazali . cennet . ruh nedir . dünya . kalp nedir . nafile ibadetler . huşu . kıraat . imam . imam gazali . beden ve ruh . beden nedir . kalp . kalp alemi . ilim ile ilgili ayetler . ilim nedir . şehadet . irade . semi . basar . kelam . münker nekir . mizan . sırat . temizlik . vird . gece ibadeti . oruç . orucu bozmak . ezan . sabah namazı . tadili erkan . secde . tefehhüm . tazim . reca . haya . teşehhüd . nafile namaz
Yeni yorum gönder