BEYTÜL-MALE RIAYET


Muhterem Müslümanlar!
Bu haftaki hutbemiz yine Beytülmale riayet hakkında olacaktır.

İnsan için üç nevi emenet muamelesi vardır. Rabbına, kendine ve halka karşı. Cenab-ı Hakka karşı olan emanet, bütün ilâhi kanun ve hükümlere uymaktır. Kendine karşı olan emânet, dini ve dünyası için en salih ve menfaat veren şeyi tercih etmektir. Halka karşı olan emânet ise, hukuklarını gözetmek, kendisi için istediğini onlar için de istemektir.

Müslamanların hazinesi olan beytülmal müessesi, Peygamber Efendimizden bilitibar günümüze kadar, en büyük emanetlerden biri olarak kabul edilerek, her türlü maddi ve manevi tedbir muvacehesinde muhafazaya çalışılmış, bu hususta günümüz müslümanlarına ışık tutacak, ibret verici hadiseler yaşanmıştır.

Bedir ganimetleri arasında bulunan bir kadife kaybolmuştu. Münafıklar: Onu herhalde Peygamber almıştır diye melûnâne bir şâyia çıkarmak istediler. Bu hadise üzerine Cenab-ı Hak şu ayet-i celileyi inzal buyurdular: Bir Peygamber için emanete (yahut ganimet malına) hainlik etmek? Bu olur şey değil. Kim böyle hâinlik eder (ganimet ve âmmeye âid hasılattan bir şey aşırır, gizler) se kıyamet günü hâinlik ettiği o şey(in günahını) yüklenerek gelir. Sonra herkes ne etti, ne kazandıysa (mücâzât ve mükâfâtı) eksiksiz ödenir. Onlar haksızlığa uğratılmazlar
Peygamber Efendimiz hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar: Allaha ve Ahiret gününe iman eden bir kimse, müslümanların henüz dağıtılmamış ganimet mallarından olan bir hayvana, zayıflatıncaya kadar binip de, onu bu haliyle gerisin geriye ganimet malları arasına bırakmasın. Yine Allaha ve Ahiret gününe inanan bir kimse, müslümanların henüz dağıtılmamış ganimetlerinden olan bir elbiseyi, eskitinceye kadar giyip de, onu bu haliyle, gerisin geriye ganimet malları arasına bırakmasın

Fahri Kâinât Efendimiz bir seferden sonra, Hz Bilale, elde edilen ganimetlerin toplanması için ilan etmesini söylemişti. Ganimetler toplanıp, ehil olan kimselere dağıtılmaya başlandı. Taksimat bittikten sonra bir zat elinde bir yular olduğu halde Peygamberimizin yanına geldi ve: Ya Rasülellah, bu benim topladığım ganimettir dedi. Peygamber Efendimiz celallenerek: Sen Bilal îlan ederken duymadın mı? Onu zamanında getirmene ne mani oldu? Adam özür diledi. Peygamber Efendimiz (SAV): Sen bunu, kıyamet gününde getirirsin. Şimdi bunu senden asla kabul etmeyeceğim. , diyerek, ona yaptığı işin ne büyük bir suç olduğunu anlatarak, tevbe etmesini temin etmek istedi.

Hayber savaşı günü Sahabe-i Kiramdan bir zat vefat etmişti. Peygamber Efendimiz (SAV) Eshabına şöyle buyurdular:

Arkadaşınız üzerine namaza durunuz. (Ben bu namazda bulunmayacağım). Muhakkak ki sizin arkadaşınız, Allah yolunda savaşılırken, elde edilen ganimet malından çalmıştır. Zeyd bin Halid hazretleri buyururlar ki: O kimsenin eşyasını araştırdık ve gördük ki çaldığı şey, iki dirhem bile etmeyen bir Yahudi boncuğu imiş.

Peygamber Efendimiz; beytülmalin vazifelilerine; bekar iseler, evlenebileceklerini, evleri yoksa, ev alabileceklerini, bir miktar da maaş ödeyeceğini, bunların ötesinde bir servet yığan memurların, bir hain veya bir hırsız olacaklarını, haber vermiş ve şöyle buyurmuşlardı:Bizim kendisine vazife verdiğimiz bir kimse (vergi olarak aldığı) küçük bir iğneyi bile bizden gizlerse o (yaptığı şey) bir hıyanet ve bir hırsızlıktır.

İbnül-Lutbiyye el-Ezdî ismindeki zekat memuruna hediye aldığı için çok kızmış ve halka hitaben: Nasıl oluyor da bizim göndermiş olduğumuz bir vergi tahsildarı, dönüp geliyor ve; bu size aittir ve şu ise bana hediye olarak verilmiştir, diyebiliyor. O, anasının veya babasının evinde oturup kalsaydı da, görseydi bakalım kendisine herhangi bir hediye gelecek miydi! diyerek bu nevi hediyelerin rüşvet olacağını haber vermiştir.

Hz. Ebu Bekir R.A, Yemen valisi Muaz bin Cebel hz.lerine hesabını ulaştır emrini vererek, beytülmalin, israfa kaçmadan en güzel şekilde istimalini temin etmiştir.
Hz. Ömer RA, bir yere vali tayin ederken, onlara şahitler huzurunda, katıra binmeyeceklerine, ince elbiseler giymeyeceklerine, has undan yapılmış ekmek yemeyeceklerine, halkın ihtiyaç ve şikayetlerine kapılarını kapatmayacaklarına ve muhafızlar edinmeyeceklerine dair yemin ettirirdi.

Hz. Ali RA, Hazine Müdürü Ebu Râfi hazretlerine, hazineden alıp kızına taktığı bir ziynet eşyasının hesabını sormuş, Rey valisi Yezid b Huceyyeyi gelirlerin 30 bin dirhem eksik çıkması üzerine muhakeme edip hapsetmiş, Amcası, Abbas (RA)ın Basra valisi olan oğlu Abdullah (RA)ı bir şikayet üzerine sorguya çekmiş, gelir ve gider hesaplarının ve harcamalarının nerelere yapıldığını istemiştir. Hz. Abdullah ise hakkındaki şikayetlerin asılsız olduğunu, icabederse vazifeden çekilebileceğini bildirmiştir.
Muhterem Müslümanlar!

Binbir emekle vücuda getirilen binalar ve onlara ait olan her türlü eşya, Emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler kavli celilini düstûr alarak, gözümüz gibi muhafaza edip, korumamız icabeden birer emânetullah ve emanet-i pirândır.

Ganimet eşyasından mal çalan bir kimseyi ele geçirecek olursanız eşyasını yakınız. Kendisini de dövünüz. , buyuran Peygamber Efendimiz yine:Ganimetten mal aşıran bir kimseyi saklayan kimse de onun gibidir. , buyurarak ümmetini ikaz etmişlerdir.
Unutmayalım ki, Beytülmal ve kul hakkı cehenneme girmeye yegane sebeptir.

07-12-2006


Eser: Cuma Sohbetleri

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Cuma Sohbetleri