Kitaplar | Yazarlar | İlmihal | Sohbetler | Hutbeler
1) İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)
Bu bölümdeki üç ayet ve oniki hadîs-i şerîften; dinin sadece Allah’a has kılınması, boş ve anlamsız şeylerden Allah’a yönelinmesi, niyetin samimi olması, Allah’ın herkesin duygularını da bildiğini, amellerin niyetin samimi oluşuna göre değer bulacağını, İslâmı yaşayamayacağımız bölgelerden yaşayacağımız yerlere göç etmemiz gerektiğini veya daima bu niyette olmamız gerektiğini, cihad için çağrılınca hemen koşulması gerektiğini, mazeretleri sebebiyle cihada katılamayanların niyetlerinin samimiyetinden dolayı aynı sevaba ortak olduklarını, herkesin niyetine göre sevap kazanacağını, kişinin sağlığında malı hakkında tam yetkili ve tasarruf sahibi olduğunu, hastalık ve ölüm anında ise üçte birden fazlasına vasiyet etme vakfetme ve dağıtma yetkisine sahip olmadığını, Allah’ın sadece kalplerimize ve niyetlerimize baktığını, dış görüntülerimiz ve mal varlığımıza göre değerlendirme yapılmayacağını, sadece İslâmı yüceltmek maksadıyle savaşan kimsenin Allah yolunda olup ölürse şehit olacağını, bu maksat dışında savaşanların ve ölenlerin Allah yolunda olamayıp şehit de olamayacaklarını, birbirine silah çeken iki müslümanın ikisinin de cehennemlik olacağını, samimi niyetle ibadet için yapılacak her şeyde ibadet sevabı yazılacağını, iyilik için niyet edenin yapmasa bile sevap alacağı yaptığında ise en az on ve yediyüzden fazla sevaplar alacağını, kötülüğe niyet eden kimsenin o kötülüğü yapmadığı takdirde bir sevap yaptığında ise bir günah kazanacağını, yapılan iyi amelleri anlatarak Allah’a dua etmenin kişiyi belalardan kurtaracağını öğreneceğiz.[2]
“Oysa kendilerine yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, bütün içtenlikleriyle yalnız O’na iman ederek batıl olan her şeyden uzak durmaları, namazlarında dikkatli ve devamlı olmaları ve mallarının bencillik kirinden arındırılması için karşılıksız harcamada bulunmaları emrolunmuştu. İşte dosdoğru din de budur.” (Beyyine: 98/5)
“Fakat unutmayın ki, onların ne etleri Allah’a ulaşır, ne de kanları. Fakat O’na ulaşan, yalnızca sizin iyi niyet ve samimiyetinizdir. İşte bu amaçla onları sizin yararınıza sunuyoruz ki, O’nun sizi doğru yola iletmesine karşılık, O’nun şanını yüceltip tekbir getiresiniz için. Öyleyse güzel davrananları müjdele” (Hacc: 22/37)
De ki: “Kalplerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Zira O göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Âl i İmrân: 3/29)
1. Mü’minlerin emîri Ebû Hafs Ömer ibni Hattâb radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim, dedi:
“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”[3]
* Hicret: Kişinin müslümanlığı yaşayamadığı yerden yaşayabileceği yere göç etmesidir. Müslüman bir memlekette müslümanlığı gerektiği gibi yaşayamıyorsa yaşayabileceği yere göç etmelidir. Yapılan işlerden sevap beklenecekse önce iman sonra iyi niyet şarttır. İmansız sırf iyi niyetin bir faydası yoktur. Müslüman göründüğü gibi olmalı, olduğu gibi görünmelidir. Dünyalık bazı çıkarları için dini hiçbir zaman istismar etmemelidir. [4]
2. Mü’minlerin annesi Ümmü Abdullah Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
– “Bir ordu Kâbe’ye saldırmak üzere yola çıkacak; bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır.”
Hz. Âişe der ki, bunun üzerine ben,
“Yâ Resûlallah, onların arasında ticaret için yola çıkanlar ve kötü niyetli olmayanlar varken niçin hepsi birden yere batacaktır?” diye sordum.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
– “Hepsi birden yere batacak, âhirette yeniden diriltilip niyetlerine göre hesaba çekileceklerdir” buyurdu.[5]
* Künye: Hiç bir çocuğu olmayan Aişe anamız; peygamberimiz (s.a.v.)’e “Tüm kardeşlerimizin bir künyesi vardır, benim de olsa ya deyince, “Sen de kız kardeşinin oğlu Abdullah ile künyelen” buyurmaları üzerine Aişe anamız Ümmü Abdillah olarak künyelenmiştir. Bu hadiste de o künyesiyle anılmıştır.[6]
- Bir kötülüğü istemeyerek yapanlar öteki dünyada cezaya çarptırılmazlar.
- Kötülük yapanlardan uzak olmayanlar bu dünyadaki cezaya ortak olurlar.
- Kötü arkadaş ve kötü toplumdan uzak durmak gereklidir. [7]
3. Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Mekke fethinden sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet vardır. Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemen katılın.”[8]
* Mekke müslümanlar tarafından fethedilince İslam diyarı olmuştur, artık oradan hicret edilmez hicrete gerek yoktur. Fakat İslâm’ı yaymak için cihad her an farzdır. İslâm’ı gereği şekilde yaşama imkanı kalmayınca yine yaşayabilecek yerleri tesbit edip oralara hicret etmek mümkündür. Hicret kıyamete kadar bâkidir. Bir gün Rasûlullah (s.a.v.)’in huzurunda hicret müzakere ediliyordu da Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdular:
“Tevbe etme imkanı sona ermeden, hicret etme imkanı da sona ermez”[9]
İslâm diyarı olan bir yeri terkedip başka yerlere gitmemeli, kendi bulunduğu memlekette kötülükleri yok etmek için çaba sarfetmelidir. Müslümanın kalbinden ve kafasından İslâm için savaş ve şehitlik niyeti ile, müslümanca yaşantı olmadığı takdirde hicret niyeti hiç çıkmamalıdır. İslâm uğruna savaş için çağrılınca da, hasta ve sakat olunmadığı sürece mutlaka katılmak farzdır. [10]
4. Ebû Abdullah Câbir İbni Abdullah el–Ensârî radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
– Bir defasında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. Buyurdu ki:
– “Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vâdiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir.”
v Bir başka rivayete göre:
– “Sevap kazanmada size ortak olurlar” buyurdu.[11]
5. Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
– Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Tebük Gazvesi’nden döndüğümüz sırada şöyle buyurdu:
– “Medine’de bizden geride kalan öyle kimseler vardır ki, bir dağ yoluna, bir vâdiye girdiğimizde onlar da bizimle yürüyormuş gibi sevap kazanırlar. Çünkü onları birtakım mâzeretleri alıkoymuştur.”[12]
* Bir önceki hadiste de anlatıldığına göre cihad niyetiyle mazeretlerinden dolayı savaşa katılamayanlar aynı sevaba ortak olmuş oluyorlar. Bir numaralı hadis zaten bunu en güzel biçimde açıklamıştı. Niyeti savaşa katılmak olduğu halde özürlerinden dolayı katılamayanlar aynı sevabı kazanmış oluyorlar. Bu işte mazeret ve niyet esastır. Tembellik yüzünden savaşa katılmayanlar Nisâ 4/95 nci Ayetin hükmüne girerler. [13]
6. Ebû Yezîd Ma`n İbni Yezîd İbni Ahnes radıyallahu anhüm –Ma`n de, babası Yezîd de, dedesi Ahnes de sahâbîdir– şöyle dedi:
Babam Yezîd sadaka vermek üzere yanına birkaç dinar aldı ve onları Mescid–i Nebevî de oturan birinin yanına koydu. Ben Mescid’e uğrayarak paraları aldım ve babama götürdüm.
Babam:
– Vallâhi ben onları sen alasın diye bırakmamıştım deyince, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına giderek durumu arzettim.
Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
– “Yezîd! Sen niyet ettiğin sadaka sevabını kazandın. Ma`n! Aldığın para da senindir.”[14]
* Nafile sadaka sadece Allah rızası için verilmelidir. Bu tür sadakalar kişinin yakınlarına da verilebilir. Farz olan zekat ve nafile sadakalar bir vekil vasıtasıyla da verilebilir. Kişi niyetine göre sevabını mutlaka alacaktır. [15]
7. Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri olan Ebû İshâk Sa`d İbni Ebû Vakkâs radıyallahu anh şöyle dedi:
Vedâ Haccı yılında (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık dolayısıyla Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ziyâretime geldi. Ona:
– Yâ Resûlallah! Gördüğün gibi çok rahatsızım. Ben zengin bir adamım. Bir kızımdan başka mirasçım da yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı? diye sordum.
Hz. Peygamber:
– “Hayır”, dedi.
– Yarısını dağıtayım mı? dedim. Yine:
– “Hayır”, dedi.
– Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Resûlallah? diye sordum.
– “Üçte birini dağıt! Hatta o bile çok. Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın” buyurdu.
Sa`d İbni Ebû Vakkâs sözüne devamla dedi ki:
– Yâ Resûlallah! Arkadaşlarım gidipte ben kalacak mıyım? (burada ölecek miyim?) diye sordum.
– “Hayır, sen burada kalmayacaksın. Allah rızâsı için güzel işler yaparak yükseleceksin. Allah’tan öyle umuyorum ki, daha nice yıllar yaşayarak kimi insanlar (mü’minler) senden fayda, kimileri de (kâfirler) zarar görecektir.
Allahım! Ashâbımın (Mekke’den Medine’ye) hicretini tamamla! Onları geri döndürüp hicretlerini yarım bırakma! Acınacak durumda olan Sa`d İbni Havle’dir” buyurdu.
Bu sözleriyle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Sa`d İbni Havle’nin Mekke’de ölmesine üzüldüğünü ifade etti.[16]
* Kişi sağlığında malı hakkında istediği gibi tasarruf hakkına sahiptir. Hastalığı veya ölümü anında yapacağı vasiyyet üçte birini geçmeyecektir. Dolayısıyla müslüman hasta olmayı beklemeden veya ölüm hastalığına yakalanmadan önce malını cenneti kazanacak yolda harcamalıdır.
* Gerideki mirascılar bir şeyler yapsınlar diye beklemektense, kişi sağlığında kendi hayır ve infakını kendi yapmalıdır. Bu da kişinin en yakını olan ailesinden başlamalıdır. Hanımı ve çocukları için yaptığı harcamayla kişi sevap kazanır. Aile reisi böylece hem vazifesini yapmış olur hem de Allah’ın rızasını kazanmış olur. Burada Sa’d’ın hicret ettiği Mekke’de hastalanıp öleceğini sorması üzerine peygamberimiz (s.a.v) Allah’ın bildirmesiyle Sa’d’ın ölmeyeceğini ve yaşayacağını İslâm’a ve müslümanlara faydası dokunacağını, kafirlere de zararı dokunacağını söylemesi Cin: 72/26. ve 27. Ayetlerinde belirtildiği üzere: “Allah gayb bilgisinden dilediği kadarını peygamberlerine bildirebilir.” hükmünce meydana gelmiştir.
* İyi niyetle yapılan her işte kişinin hanımıyla şakalaşması dahi olsa sevap vardır, nafile ibadet türünden sayılır.
* Hasta kimseleri ziyaret etmek te müslümanların yapması gereken işlerdendir. Bu hususta peygamber (s.a.v.)’in teşviki ve bu işi bizzat kendisinin de yaparak göstermesi de vardır.
* Sahabîler Allah rızası için hicret ettikleri yere geri dönüp orada ölmeyi doğru bulmazlardı. Hicret ettikleri yerin dışında ölmeyi isterlerdi. Bu hadiste peygamber (s.a.v.)’in “Acınacak durumda olan Sa’d ibnü Havle’dir” dediği sahabî önce Habeşistan ve Medine’ye hicret etmiş, Bedir, Uhut, Hendek ve diğer pek çok savaşlarda bulunmuş ama veda haccı sırasında Mekke’de vefat etmiştir. Böylece Rasûlullah (s.a.v) erken vefat etmesi ve yapamadığı bazı sevaplardan mahrum kalması dolayısıyle “Acınacak olan” diyerek bu sahabiye olan üzüntüsünü dile getirmiştir. [17]
8. Ebû Hüreyre Abdurrahman İbni Sahr radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
– “Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar.”[18]
* Vahiyden, Allah bilgisinden yoksun olan kimseler insanların dış görünüşlerine ve varlıklarına değer verirler. Cahilî sistemlerin ölçüsü budur. İslâm’ın ölçüsü ise bu hadîs i şerîfte verilmiştir. Bu ölçü İslâm’ın ve Allah’ın ölçüsüdür. Allah insanların yüz güzelliğine ve mal varlığına bakarak yaptıkları davranışları değerlendirmez, çünkü bunlar dünya hayatının gelip geçici değerleridir.
Ama kalplerdeki iyi niyet ve güzel davranışlar Allah katında sevap kazanmaya ve dereceleri artırmaya yarar. Sebe’ 34/37 de Rabbimiz: “Sizi bize yaklaştıracak olan ne ekonomik, ne de sayısal çoğunluğunuzdur. Yalnızca iman edip, doğru ve yararlı işler yapanlar, bize yakın olabilirler. Onlara yaptıklarının kat kat fazlası mükafat var ve onlar cennet köşklerinde huzur ve güven içinde kalacaklardır.” Buyurmaktadır.
İnsanın gerçek değeri tüm bedenini yönlendirecek olan kalbiyle ölçülür. O düzelirse tüm vücut düzgün olur, o bozuksa bütün beden bozulur.[19] Yapılan iş ve ibadetleri değerli kılan kalpteki niyettir. Dolayısıyle kalbi kötü niyetlerden yani küfür, nifak, haset, kin gibi hastalıklardan koruyup düzgün ve samimi bir hale getirmeye çalışmalıdır ki, gerçek dünya ve ahiret saadetine erişilebilsin. [20]
9. Ebû Mûsâ Abdullah İbni Kays el–Eş`arî radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:
– Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şu cevabı verdi:
– “Kim, İslâmiyet daha yüce olsun diye savaşıyorsa, o Allah yolundadır. ”[21]
* Allah yolunda olmayan bir çarpışmanın neticesinde de sevap beklenmez. Allah yolunda ölen ise ancak şehid olabilir. Başka maksatlarla çarpışanlara ve çarpışıp ölenlere de İslâm dininde şehid denilmez. Her beşerî sistem ve hayat tarzının da kendine göre şehitleri vardır. (Basın şehidi, devrim şehidi gibi.) [22]
10. Ebû Bekre Nüfey` İbni Hâris es–Sekafî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İki müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir”.
Bunun üzerine ben:
– Yâ Resûlallah! Öldürenin durumu belli, ama ölen niçin cehennemdedir? diye sordum.
Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:
– “Çünkü o, arkadaşını öldürmek istiyordu” buyurdu.[23]
* Müslümanlar birbirleriyle silahlı çatışmaya girmezler. Hucûrat: 49/9’a göre çatışmaya giren olursa diğer müslümanlar onları barıştırmak mecburiyetindedirler. Nisâ: 4/92’ye göre bile bile bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi yasaktır, öldürürse ebedî cehennemlik olur, dolayısıyla müslüman müslümana karşılıklı silah çekemez, silah işi tek taraflı olursa ölen şehid, öldüren de ebedî cehennemlik olur. [24]
11. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:
Allahım! Ona merhamet et!
Allahım! Onu bağışla!
Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler.”[25]
12. Ebü’l–Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib radıyal–lahu anhümâ’dan nakledildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sonra bunların iyi ve kötü oluşunu şöyle açıkladı:
Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb–ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar.
Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb–ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.
Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb–ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar. ”[26]
* Bu konuyla ilgili Bakara: 2/261; Nisâ: 4/40, 124; En’âm: 6/160; Yûnus: 10/26; Şûrâ: 42/23; Kadr: 97/1-5 ve benzeri pek çok ayetler tetkik edilirse günahın bire bir, sevabın ise ondan otuzbine kadar çıktığı görülecektir. [27]
13. Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Ömer İbni’l–Hattâb radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:
“Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:
– Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka sizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz, dediler.
İçlerinden biri söze başlayarak:
– Allahım! Benim çok yaşlı bir annemle babam vardı. Onlar yemeklerini yemeden çoluk çocuğuma ve hizmetçilerime bir şey yedirip içirmezdim. Birgün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrıldım; onlar uyumadan önce de dönemedim. Eve gelir gelmez hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüğümde, baktım ki ikisi de uyumuş. Onları uyandırmak istemediğim gibi, onlardan önce ev halkının ve hizmetkârların bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim. Süt kabı elimde şafak atana kadar uyanmalarını bekledim. Çocuklar etrafımda açlıktan sızlanıp duruyorlardı. Nihayet uyanıp sütlerini içtiler.
Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızdan al! diye yalvardı. Kaya biraz aralandı; fakat çıkılacak gibi değildi.
Bir diğeri söze başladı:
– Allahım! Amcamın bir kızı vardı. Onu herkesten çok seviyordum. (Bir başka rivayete göre: Bir erkek bir kadını ne kadar severse, ben de onu o kadar seviyordum). Ona sahip olmak istedim. Fakat o arzu etmedi. Bir yıl kıtlık olmuştu. Amcamın kızı çıkıp geldi. Kendisini bana teslim etmek şartıyla ona 120 altın verdim. Kabul etti. Ona sahip olacağım zaman (bir başka rivâyete göre: Cinsî münasebete başlayacağım zaman) dedi ki: Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme! En çok sevip arzu ettiğim o olduğu halde kendisinden uzaklaştım, verdiğim altınları da geri almadım.
Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızdaki sıkıntıyı uzaklaştır, diye yalvardı. Kaya biraz daha açıldı; fakat yine çıkılacak gibi değildi.
Üçüncü adam da:
– Allahım! Vaktiyle ben birçok işçi tuttum. Parasını almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim. Ücretini almadan giden adamın parasını çalıştırdım. Bu paradan büyük bir servet türedi. Birgün bu adam çıkageldi. Bana:
– Ey Allah kulu! Ücretimi ver, dedi. Ben de ona:
– Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar ve köleler senin ücretinden türedi, dedim. Adamcağız:
– Ey Allah kulu! Benimle alay etme, deyince, seninle alay etmiyorum, diye cevap verdim. Bunun üzerine o, geride bir tek şey bırakmadan hepsini önüne katıp götürdü.
Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar, diye yalvardı. Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı; onlar da çıkıp gittiler. [28]
* Anaya babaya saygı ve hürmet, nefsin bilhassa şehevî hislerine sadece Allah korkusundan dolayı hakim olabilmek ve kul hakkına hürmet etmenin değerli amellerden olduğunu öğrenmiş oluyoruz. Müslüman daraldığı zaman böyle samimi davranışlarını dua vesilesi yapabileceğini de bu hadis bize öğretmiş oluyor. Bu konuyu daha iyi anlamak için Bakara: 2/25, 82, 277; Âl i İmrân: 3/57; Nisâ: 4/57, 122; Mâide: 5/9; A’râf: 7/42; Yûnus: 10/9, 26; Hûd: 11/11, 23; Nâziât: 79/40, 41 ayetlerine bakılabilir. [29]
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Kitâbü Mekâsidi’l Ârifîn (Gerçek müslümanın dünyada ve ahirette ulaşmak istediği hedefler)
[2] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 1.
[3] Buhârî, Bed’ü’l–vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâkıbu’l–ensâr 45, İtk 6, Eymân 23, Hiyel 1; Müslim, İmâret 155. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, Fezâilü’l–cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; İbni Mâce, Zühd 26.
[4] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 2.
[5] Buhârî, Büyû` 49; Hac 49, Müslim, Fiten 4–8. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 21; Nesâî, Menâsik 112; İbni Mâce, Fiten 30.
Bu hadisin bir benzeri 191 ve 1832 numarada tekrar gelecektir. Hadisi daha iyi anlayabilmek için dünya ve ahiret hayatı hakkında Bakara: 2/200, Enfâl: 8/25, Hûd: 11/15-16, Rûm: 30/7, Şûrâ: 42/20 ayetlerine de bakılabilir.
[6] Ebû Dâvûd, Sünen K.Edep 4970.
[7] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 2.
[8] Buhârî, Menâkıbü’l–ensâr 45, Cihâd 1, 27, 184; Müslim, Hac 445, İmâret 85. Ayrıca bk. Tirmizî, Siyer 32; Nesâî, Bey`at 15.
[9] Ebû Dâvûd, Cihad 2; Müsned, 4/99.
[10] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 2.
[11] Müslim, İmâre 159.
[12] Buhârî, Megâzî 81, Cihâd 35. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 19; İbni Mâce, Cihâd 6.
Bu hadis ileride 1343 numarada tekrar gelecektir.
[13] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 3.
[14] Buhârî, Zekât 15. Ayrıca bk. Dârîmî, Zekât 14; Ahmed İbni Hanbel, Müsned, III, 470.
[15] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 3.
[16] Buhârî, Cenâiz 36, Vesâyâ 2, Nefekât 1, Merdâ 16, Daavât 43, Ferâiz 6 ; Müslim, Vasıyyet 5. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Ferâiz 3; Tirmizî, Vesâyâ 1; Nesâî, Vesâyâ 3; İbni Mâce, Vesâyâ 5.
Bu hadisin kısa bir şekli 915 numarada tekrar gelecektir.
[17] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 4.
[18] Müslim, Birr 33. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 9.
Bu hadis daha geniş bir biçimde 1572 de, kısa şekliyle 1575 de gelecektir.
[19] Buharî, İman 39.
[20] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 4.
[21] Buhârî, İlim 45, Cihad, 15, Farzu’l–humüs 10, Tevhîd 28; Müslim, İmâre 150, 151. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü’l–cihad 16; Nesâî, Cihad 21; İbni Mâce, Cihad 13.
Başka şehid cinslerinden bahseden hadisler 1354 ve 1358 numaralarda gelecektir.
[22] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 4.
[23] Buhârî, Îmân 22, Diyât 2, Fiten 10; Müslim, Kasâme 33, Fiten 14, 15. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Fiten 5; Nesâî, Tahrîm 29, Kasâme 7; İbni Mâce, Fiten 11.
Bu hadisin bir benzeri 1358 numarada tekrar gelecektir.
[24] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 5.
[25] Buhârî, Salât 87, Ezân 30, Büyû` 49; Müslim, Tahâret 12, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14.
1061 ve 1070 numaralı hadislerde benzeri bilgiler mevcuttur.
[26] Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259. Ayrıca bk. Buhârî, Tevhîd 35; Tirmizî, Tefsîru sûre (6), 10.
[27] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 5.
[28] Buhârî, Büyû` 98, İcâre 12, Hars ve’l–müzârea 13, Enbiyâ’ 53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100.
[29] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 6.
Eserin yazarı: İmam Nevevi Eser: Riyazü-s Salihîn
Riyazü-s Salihîn
- ÖNSÖZ
- Hadis İlmi Üzerine
- Müslümanın Hayat Ölçüleri
- 1) İhlâs Ve Niyet (Gizli Ve Açık Bütün İşlerde, Sözlerde Ve Hallerde İyi Niyet Ve İhlâs)
- 2) Tövbe (Allah’tan Af Dilemek)
- 3) Sabır (Sabrın Fazileti)
- 4) Sıdk (Doğru Sözlülük)
- 5) Allah’ın Kullarını Kontrol ve Denetimi
- 6) Takva (Yolunu Allah ve Kitabıyla Bulma)
- 7) Sağlam İman ve Allah’a Güvenip Dayanmak
- 7) Sağlam İman ve Allah’a Güvenip Dayanmak
- 8) Allah’ın Çizdiği Doğru Yolda Olmak (Hayırlı İşlere Koşmak Ve Hayra Yönelmiş Kişiyi Ciddi Ve Tered
- 9) Yaratılanların Büyüklüğü Dünya Ve Ahiret İşlerini Düşünme
- 10) Hayırlı İşlere Koşmak Ve İyilik Yapmak
- 11) Allah’ın Rızası Ve Cenneti Kazanmak İçin Gayret Etmek
- 12) Ömrün Sonlarına Doğru İyilikleri Artırmaya Teşvik
- 10) Hayırlı İşlere Koşmak Ve İyilik Yapmak
- 11) Allah’ın Rızası Ve Cenneti Kazanmak İçin Gayret Etmek
- 13) Hayır Yollarının Çok Oluşu
- 14) İbadet ve Allah’ın Emirlerine Uymada Ölçülü Olmak
- 15) İbadet Ve Hayırlı İşleri Devamlı Yapmak
- 16) Peygamber Sünnetini Ve Edeblerini Korumak
- 17) Allah’ın Hükmüne Boyun Eğmek
- 18) Dinde Meydana Getirilen Yeniliklerden (Bidatlardan) Sakınmak
- 19) İyi Veya Kötü Çığır Açanlar
- 20) Hayır Ve İyiliklere Öncülük Etmek
- 21) İyilik Ve Hayırlarda Yardımlaşma
- 22) Nasihat İkaz Ve Hatırlatma
- 23) İslamın İyi Dediklerini Emretmek, Kötü Dediklerinden Sakındırmak
- 24) Dinin İyi Dediklerini Emredip Kötü Dediklerinden Sakındırdığı Halde Sözü İle İşi Birbirine Benze
- 25) Emaneti Yerine Getirmek
- 26) Zulmün Haram Oluşu.
- 27) Müslümanların Haklarına Saygı Göstermek
- 28) Müslümanların Ayıplarını Örtmek
- 29) Müslümanların İhtiyaçlarını Karşılamak
- 30) Şefaat (Yardım Ve Aracılık Yapmak)
- 31) İnsanların Arasını Bulma
- 32) Güçsüz Müslümanlar İle Fakirlerin Ve Adı Sanı Anılmayanların Değeri
- 33) Yetim Kimsesiz Ve Zayıfları Koruyup Gözetmek
- 34) Kadınlara İyi Davranmak
- 35) Kocanın Karısı Üzerindeki Hakları 36) Ailenin Geçimi
- 37) Mü’min İyi Ve Değerli Şeyleri
- 38) Ailede Din Eğitimi
- 39) Komşu Ve Komşuluk Hakkı
- 40) Ana Babaya İyilik Ve Akrabayı Ziyaret
- 41) Ana Babaya Karşı Gelmenin Ve Akraba İle İlgiyi Kesmenin Haramlığı
- 42) Ana Babaya Dostlarına Ve İkrama Layık Kimselere İkram Etmek
- 43) Rasulullah’ın Soy Ve Sopuna İkram
- 44) Âlimlere Saygı (Âlimlere, Büyüklere Ve Fazilet Sahibi Kişilere Saygı Göstermek, Onları Başkaları
- 45) İyi Kişileri Ziyaret Edip Sohbette Bulunmak
- Müslümanın Hayat Ölçüleri Bölümü
- 46) Allah İçin Sevmek Ve Bunu Yaymak
- 47) Allah’ın Kulunu Sevmesinin İşaretleri
- 48) Fakir Ve Güçsüzlere Eziyet Etmemek.
- 49) Görünüşe Göre Hüküm Vermek Kalblerdekini Allah’a Bırakmak
- 50) Allah’ın Güç Ve Azabına Karşı Devamlı Sorumluluk Bilincinde Olmak
- 51) Allah’ın Rahmetini Ümid Etmek
- 52) Allah’tan Rahmetini Ümid Etmek
- 53) Korku İle Ümit Arasında Yaşamak
- 54) Dini Heyecan Ve Ahiret Endişesinden Dolayı Ağlamak Ve Ağlamanın Değeri
- 55) Zühdün Üstünlüğü (Dünyaya Karşı Zühdün Fazileti Dünyalığa Düşkünlüğü Azaltmaya Teşvik.
- 56) Açlık Ve Sade Yaşamanın Üstünlüğü
- 57) Kanaat Tok Gözlülük Ve Orta Yolu Seçmek (Kanaat, Tok Gözlülük, Geçimde Orta Yolu Seçmek, İnfâk E
- 58) Göz Dikmeksizin Ve İstemeyerek Sadaka Almanın Caiz Oluşu
- 59) Elinin Emeğiyle Geçinip Kimseden Bir Şey İstememek (Elinin Emeğiyle Geçinerek İffetli Yaşamayı V
- 60) Cömertlik Ve Hayır Yollarına Harcamak
- 61) Cimrilik Ve Açgözlülükten Sakınmak
- 62) Başkalarını Kendine Tercih Etmek
- 63) Ahirete Yarışırcasına Hazırlanmak
- 64) Şükreden Zenginin Fazileti
- 65) Ölümü Devamlı Hatırlamak Ve Nefsin Arzularını Dizginlemek
- 66) Kabir Ziyareti Ve Bu Ziyarette Ne Denileceği
- 67) Başa Gelenlerden Dolayı Ölümü İstemenin Doğru Olmadığı
- 68) Günahtan Sakınıp Şüpheli Şeylerden Uzak Durmak
- 69) İnsanlar Bozulup Bozukluk Artınca Bir Kenara Çekilmenin İyi Olacağı (Zaman Bozulduğunda Veya Din
- 70) İnsanlarla Bir Arada Yaşamanın Kıymeti
- 71) Alçak Gönüllü Olup Mü’minlere Kol Kanat Germek
- 72) Kibir Ve Kendini Beğenmenin Haram Oluşu
- 73) Güzel Ahlak
- 74) Acele Etmemek Yumuşak Huyluluk Ve Acımak
- 75) Hataları Bağışlayıp Bilgisizlere Uymamak
- 76) Allah Rızası İçin Eziyet Ve Sıkıntılara Katlanma
- 77) Allah’ın Dini İçin Kızmak Ve Allah’ın Dinine Yardım Etmek
- 78) İdarecilerin Emri Altındakilere Şefkatli Davranmaları Aldatıp Kötü Davranmaktan Uzak Olmaları
- 79) Adaletli Devlet İdarecisi
- 80) Günah Olmayan Koşullarda Yöneticiye İtaat
- 81) Görev Verilmedikçe İdareciliğe İstekli Olmamak
- 82) Yöneticilerin Hayırlı Kimseleri Yardımcı Edinmesi
- 83) Yöneticilik İstemekte Hırslı Olana Görev Vermemek
- Edep Bölümü..84) Utanma Duygusu (Hayâ), Değeri Ve Bu Duyguya Sahip Olmaya Teşvik Etmek
- 85) Sır Saklama
- 86) Sözünde Durup Vadini Yerine Getirmek
- 87) Alışılan İyiliklere Devam Etmek
- 88) Müslümanlara Karşı Güler Yüzlü Ve Tatlı Dilli Olmak
- 89) Anlaşılır Şekilde Konuşmak Dinleyenin Anlıyabilmesi İçin Açık Konuşmak (Karşısındakine Sözü Açık
- 89) Anlaşılır Şekilde Konuşmak Dinleyenin Anlıyabilmesi İçin Açık Konuşmak (Karşısındakine Sözü Açık
- 90) Konuşan Kimsenin Dinleyenleri Susturması
- 91) Öğüt Verirken Ölçülü Olmak
- 92) Vakar Ve Ağırbaşlılık
- 93) Namaza, İlim Meclisine Ve Benzeri İbadetlere Ağırbaşlı Ve Vakur Bir Şekilde Çağırmak
- 94) Misafire İkram Etmek
- 95) Hayırlı İşler Dolayısıyla Müjdelemek Ve Tebrik Etmek
- 96) Vedâlaşma (Yolculuk Ve Benzeri Sebeplerle Ayrılıp Gidecek Kimsenin Arkadaşıyla Vedâlaşması, Ona
- 97) İstihare Ve İstişare
- 98) Bazı İbadetleri Yapmak İçin Farklı Yolları Kullanarak Gidip Gelmek (Bayram Namazına, Hasta Ziyar
- 99) Bazı İşlerde Sağdan Başlamak
- Yemek Yeme Edebi Bölümü..100) Yemek Yeme Usûl Ve Âdâbı
- 101) Yemekte Kusur Aramayıp Onu Beğendiğini Söylemek
- 102) Yemek Sofrasında Bulunan Oruçlunun Yemek Yemediği Takdirde Ne Diyeceği
- 103) Davete Giden Kimsenin Yanına Biri Takılırsa Ne Diyeceği
- 104) Yemeği Kendi Önünden Yemek, Sofra Edebini Bilmeyene Öğretmek
- 105) Hurma Gibi Birer Birer Yenecek Meyveleri Sofradakilerin İzni Olmadan İkişer İkişer Yememek
- 106) Yemeğe Doymayan Kimse (Yediğinden Doymayan Kimsenin Ne Söyleyeceği Ve Nasıl Davranacağı)
- 07) Yemeğin Tabağın Ortasından Değil Kenarlarından Yeneceği
- 108) Bir Yere Dayanarak Yemek Yemenin Mekruh Olduğu
- 109) Sofra Ve Yemek Adabı
- 110) Kalabalıkla Yemek Yemek. 111) İçeceklerle İlgili Edepler (Kabın İçine Üflemeden Üç Defa Nefes A
- 112) Su Tulumunun Ağzından Su İçilmemesi (Su Tulumu Gibi Kapların Ağzından Su İçmenin Doğru Olmadığı
- 113) İçilecek Şeylere Üflememek Gerektiği
- 114) Ayakta Su İçilebileceği, Oturarak İçmenin İse Daha Uygun Olduğu
- 115) Topluma Su Dağıtanın En Sonra İçeceği
- 116) Temiz Kaplardan Su İçmek (Altın Ve Gümüş Olmayan Bütün Temiz Kaplardan Ve Bardak Veya Elini Kul
- Giyim Kuşam Bölümü..117) Yasaklanan Ve Tavsiye Edilen Renkler Ve Elbise Türleri
- 118) Gömlek Giymek
- 119) Giysilerin Uzunluk Ve Kısalığı (Gömleğin Yeninin, Elbisenin Ve Sarığın Ucunun Uzunluğu, Bunlard
- 120) Tevazu Sebebiyle Lüks Elbise Giymemek
- 121) Orta Halli Elbise Giymek (Bir İhtiyaç Olmaksızın Ve Şer’î Bir Maksat Bulunmaksızın Alay Edilece
- 122) İpek Giymenin Erkeklere Haram Olduğu (İpeğe Oturma Ve Dayanmalarının Erkeklere Haram, Kadınlara
- 123) Uyuz Hastalığı Olanın İpekli Giymesi Câizdir
- 124) Kaplan vb. Yırtıcı Ve Vahşi Hayvan Derisi Kullanımı (Kaplan Derisinden Yatak Yapmanın Ve Onu Eğ
- 125) Yeni Elbise Ayakkabı Ve Benzeri Bir Şey Giyince Nasıl Dua Edileceği
- 126) Elbise Giyerken De Sağdan Başlamanın Müstehap Oluşu
- Uyku Adabı Bölümü..127) Uyumanın, Yaslanıp Yatmanın, Oturmanın, Bir Toplulukta Bulunmanın Ve Rüyânın
- 128) Yatma Ve Oturma Âdâbı (Sırt Üstü Yatmak, Avret Mahallinin Açılma Korkusu Olmayınca Ayak Ayak Üs
- 129) Meclis Âdâbı (Meclis Ve Mecliste Oturma Âdâbı)
- 130) Rüya Ve Rüya İle İlgili Esaslar
- Selâm Bölümü..131) Selâmın Ve Selâmlaşmayı Yaygınlaştırmanın Fazîleti
- 132) Selam Alıp Vermenin Şekli
- 133) Selâmın Âdâbı
- 134) Selâmı Tekrarlamak (Bir Yere Tekrar Girip Çıkan Veya Aralarına Ağaç Gibi Bir Engel Girmesi Sebe
- 135) Evine Giren Kimsenin Selâm Vermesi
- 136) Çocuklara Selâm Verilmesi
- 137) Erkeğin Kadına Selâm Vermesi (Erkeğin Kendi Hanımına, Mahremlerinden Bir Kadına, Haklarında Fit
- 138) Îman Etmeyenlere Selâm Verip Almak (İnanmayanlara İlk Olarak Bizim Selâm Vermemizin Haram Olduğ
- 139) Ayrılırken Selâm Vermek (Bir Kimsenin Meclisten Kalktığı Bir Veya Daha Çok Arkadaşından Ayrıldı
- 140) Bir Eve Girerken İzin İstemenin Gereği Ve Uyulması Gereken Edepler
- 141) İzin İsterken İsmini Söylemek (İzin İsteyene “Kim O?” Denildiğinde, Bilinen Adı Veya Künyesi İl
- 142) Aksırana Yerhamükellah Demek (Aksıran Elhamdülillah Dediğinde Yerhamükellah Demenin Müstehap, A
- 143) Musafaha Yapmak (Müslümanların Birbirleriyle Karşılaşınca Musâfaha Yapmaları, Güleryüzlü Davran
- Hasta Ziyareti Bölümü..144) Hastayı Ziyaret Etmek, Cenâzeyi Uğurlamak, Cenâze Namazını Kılıp Kabre K
- 145) Hastaya Dua Etmek (Hastaya Ne Diye Dua Edilir?)
- 146) Hastanın Halini Yakınlarından Sormak
- 147) Öleceğini Anlayan Kimsenin Yapacağı Dua
- 148) Hastaya Ve Ölüm Mahkûmlarına İyi Bakmak
- 149) Hastanın Hâlini Anlatması (Hastanın, “Hastayım, Ağrım Şiddetli, Yanıyorum, Vay Başım” Gibi Sözl
- 150) Ölmek Üzere Olan Kimseye Kelime–i Tevhid Telkini
- 151) Ölünün Gözlerini Kapadıktan Sonra Söylenecek Söz
- 152) Ölünün Başında Söylenecek Söz (Ölünün Başında Söylenecek Söz Ve Cenaze Sahibinin Söyleyeceği Sö
- 153) Bağırıp Çağırmadan Ölüye Ağlamak
- 154) Ölenin Hâlini Gizlemek (Ölüde Görülen Hoşa Gitmeyen Halleri Söylemekten Kaçınmak)
- 155) Cenaze Namazı Kılmak (Cenaze Namazı Kılmanın, Kabre Kadar Giderek Cenazenin Mezara Konulmasında
- 156) Cenaze Namazında Saflar (Cenaze Namazı Kılanların Çok Olması, Cemaatin Üç Veya Daha Fazla Saf T
- 157) Cenâze Namazında Okunacak Dualar
- 158) Cenazeyi Süratli Taşımak
- 159) Ölünün Borcunu Hemen Ödemek (Ölünün Borcunu Hemen Ödemek, Onu Bir An Önce Defne Hazırlamak, Anc
- 160) Mezar Başında Vaaz Ve Nasihat Etmek
- 161) Mezar Başında Dua (Ölüyü Defnettikten Sonra Dua Ve İstiğfar Etmek, Kur’an Okumak İçin Bir Süre
- 162) Ölü Adına Sadaka Vermek Ve Ona Dua Etmek
- 163) Müslüman Ölüleri Hayırla Anmak
- 164) Küçük Çocukları Ölen Annelerin Kazanacağı Sevap
- 165) Zâlimlerin Kabirleri (Zâlimlerin Mezarları Yanından Ve Helâk Edildikleri Yerlerden Geçerken Kor
- Yolculuk Edepleri Bölümü..166) Perşembe Günü Erkenden Yolculuğa Çıkmak
- 167) Yalnız Yolculuk Yapmamak (Yolculuğa Çıkacak Olanın Arkadaş Araması Ve Aralarından Birini İtaat
- 168) Yürüyerek Yolculuk Yapmak, Konaklamak
- 169) Yol Arkadaşına Yardım Etmek
- 170) Yola Çıkarken Yapılacak Dua (Yola Çıkmak Üzere Bineğine Binerken Okunacak Dua)
- 171) Yolculukta Tekbir Ve Tesbih
- 172) Yolculukta Dua Etmek
- 173) Korku Anında Yapılacak Dua (Bir Kimsenin Yolculukta İnsanlardan Ya Da Başkalarından Korktuğu Za
- 174) Konaklama Duası (Yolcunun Bir Yerde Konakladığı Zaman Yapacağı Dua)
- 175) Çabuk Dönmek (Yolcunun, İşini Bitirdikten Sonra Ailesinin Yanına Dönmekte Acele Etmesi)
- 176) Eve Gündüz Dönmek (Yolcunun, Evine Gündüz Dönmesi, Bir Zorunluluk Olmadıkça Gece Gelmemesi)
- 177) Yolcunun Dönüşte Söyleyeceği Söz (Yolcunun Yolculuktan Dönüp Memleketini Gördüğü Zaman Söyleyec
- 178) Yoldan Dönüşte Mescide Uğramak (Yolculuktan Dönen Kişinin Doğruca En Yakın Mescide Gidip Orada
- 179) Kadının Yolculuk Yapması (Kadın İçin Tek Başına Yolculuk Yapma Yasağı)
- Faziletler Bölümü180) Kur’ân-ı Kerîm Okumanın Fazileti
- Kur’ân’ımızı, Kitabımızı Niçin Okuyoruz, Niçin Okuyacağız?
- Neye Ve Kime Uyacağız Ve Kimin Arkasından Gideceğiz?
- Allah’a Verdiğimiz Sözü Yerine Getirmek İçin Okuyacağız
- En Doğru Ve Kestirme Cennete Ulaştıran Yolun Allah Yolu Olduğu İçin Kur’ân Okuyup Okutacağız
- 181) Kur’an’ı Sık Sık Tekrarlamak Ve Unutulmaya Terketmekten Sakınmak
- 182) Sesi Kur’an’la Süslemek (Sesi Kur’an’la Süslemenin, Sesi Güzel Olandan Kur’an Okumasını İstemen
- 183) Belirli Bazı Sûre Ve Âyetleri Okumaya Teşvik
- 184) Kur’an Okuyup Müzakere Etmek Üzere Toplanmak
- 185) Abdesti Güzelce Almanın Fazileti
- 186) Ezanın Fazileti
- 187) Namazların Fazileti
- 188) Sabah Ve İkindi Namazlarının Fazileti
- 189) Camilere Gitmenin Fazileti
- 190) Namazı Beklemenin Fazileti
- 191) Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti
- 192) Sabah Ve Yatsı Namazlarında Cemaatte Bulunmayı Teşvik Eden Hadisler
- 193) Farz Namazlara Devam Etmenin Önemi (Farz Namazlara Devam Etmenin Emredilmiş Terketmenin İse Cid
- 194) Namazı İlk Safta Kılmanın Sevabı (Namazı İlk Safta Kılmanın Sevabı, Öndeki Safları Doldurmayı,
- 195) Sünnet Namazların Fazileti (Farz Namazlarla Birlikte Kılınan Sünnetlerin Fazileti Ve Miktarı)
- 196) Sabah Namazının Sünnetinin Önemi
- 197) Sabah Namazının Sünnetinin Nasıl Kılınacağı (Sabah Namazının Sünnetinin Fazla Uzatmadan Kılınac
- 198) Sabah Namazının Sünnetinden Sonra Birazcık Uzanmak (Bir Kimse Teheccüd Namazı Kılsa Da Kılmasa
- 199) Öğle Namazının Sünneti
- 200) İkindi Namazının Sünneti
- 201) Akşam Namazının Öncesi Ve Sonrası Kılınan Sünnetler
- 202) Yatsı Namazının Sünneti (Yatsı Namazının Farzından Önce Ve Sonra Kılınan Sünnetler)
- 203) Cuma Namazının Sünneti
- 204) Nâfile Namazları Evde Kılmak
- 205) Vitir Namazı (Vitir Namazı Kılmaya Teşvik, Vitrin Sünnet–i Müekkede Olduğu Ve Vitrin Vakti)
- 206) Kuşluk Namazının Fazileti (Kuşluk Namazının Fazileti, En Azının, En Çoğunun Ve Yeteri Kadarının
- 207) Kuşluk Namazının Vakti (Kuşluk Namazı Güneşin Yükselmesinden Zeval Vaktine Kadar Kılınabilir. S
- 208) Tahiyyetü’l–Mescid Namazı (Câmiye Girince Tahiyyetü’l–Mescid Namazı Kılmak, Tahiyyetü’l–Mescid
- 209) Abdest Aldıktan Sonra İki Rek`at Namaz Kılmanın Sevabı
- 210) Cuma Gününün Fazileti
- 211) Şükür Secdesi (Bir Nimete Kavuşunca Veya Bir Sıkıntıdan Kurtulunca Şükür Secdesi Yapmanın İyi B
- 212) Gece Namazının Fazileti
- 213) Ramazan Gecelerinde Terâvih Namazı Kılmak
- 214) Kadir Gecesini İhyâ Etmek (Kadir Gecesini İhya Etmenin Fazileti Ve Daha Ziyade Ramazanın Hangi
- 215) Misvak Kullanmak (Misvak Kullanmanın Ve Yaratılış Özelliklerinin Faydası)
- 216) Zekâtın Fazileti (Zekâtın Farz Olduğunu Pekiştirme, Faziletini Ve Hükümlerini Açıklama)
- 217) Ramazan Orucu (Ramazan Orucunun Farz Oluşu, Fazileti Ve Oruçla İlgili Konular
- 218) Ramazanda Cömertlik (Ramazanda Cömert Davranmak, İyilik Yapmak, Çok Hayır İşlemek Ve Özellikle
- 219) Şâban Orucu
- 220) Hilâl Görüldüğünde Yapılacak Dua
- 221) Sahurun Fazileti (Sahurun Fazileti Ve Şafak Sökmesinden Korkulmadığı Sürece Sahur Yemeğinin Gec
- 222) Oruç Açmakta Acele Etmek (Oruç Açmakta Acele Etmenin Fazileti, Ne İle Oruç Açılacağı Ve Oruç Aç
- 223) Oruçlunun Dilini Koruması (Oruçluya Dilini Ve Diğer Organlarını Yasaklardan, Çekişmekten Ve Ben
- 224) Oruca Dair Bazı Meseleler
- 225) Muharrem Orucunun Fazileti (Muharrem, Şâban Ve Haram Aylarında Nâfile Oruç Tutmak)
- 226) Zilhicce Orucu (Zilhiccenin İlk On Gününde Oruç Tutmanın Ve Diğer İbadetlerin Fazileti)
- 227) Arefe Günü Orucu (Arefe Gününde Ve Muharremin Dokuz Ve Onuncu Gününde Tutulan Orucun Fazileti)
- 228) Şevval Orucu (Şevval Ayında Altı Gün Oruç Tutmak)
- 229) Pazartesi – Perşembe Orucu.
- 230) Her Ay Üç Gün Oruç Tutmak
- 231) Oruçluyu İftar Ettirmek (Bir Oruçluyu İftar Ettirmenin Ve Kendisi Oruçluyken Yanında Yemek Yene
- İtikâf Bölümü..232) İtikâf (Ramazanın son on gününde ibadete çekilme) Bölümü
- Hac Bölümü..233) Hac İle İlgili Hadisler
- Cihad Bölümü..234) Cihadın Fazileti
- 235) Şehitlerin Âhiretteki Sevabı (Şehit Olanların Âhiretteki Sevabının Açıklanması, Kâfirlerle Sava
- 236) Köleyi Hürriyetine Kavuşturmak
- 237) Kölelere İyilik Etmek
- 238) Allah'ın Ve Efendisinin Hakkını Yerine Getiren Kölenin Fazileti
- 239) Kargaşa Ve Fitne Zamanında İbadetin Fazileti
- 240) Alış Verişle İlgili Faziletli Davranışlar
- İlim Babı241) İlmin Üstünlüğü
- İlim Babı241) İlmin Üstünlüğü
- Allah'a Hamd ve Şükür..242) Allah'a Hamd Ve Şükretmek
- Rasulullah'a Salat ve Selam Getirmek243) Peygamberimize Salat Ve Selam Getirmek
- Zikirler...244) Dua Ve Zikirler
- 245) Allah’ı Her Durumda Anmak (Ayakta İken, Otururken, Yatarken, Abdestsizken, Cünüpken Ve Hayızlıy
- 246) Yatağa Yatınca Ve Uyanınca Okunacak Dua
- 247) Allah Anılan Toplantıların Fazileti
- 248) Sabah Ve Akşam Allah’ı Zikretmek
- 249 Yatağa Girince Okunacak Dualar
- Dualar Bölümü..250) Rasûlullah'ın Hayatından Dualar
- 251) Yanında Olmayan Bir Kimseye Dua Etmek.
- 252) Dua İle İlgili Bazı Konular
- 253) Veliler Ve Kerametleri (Allah'ın Gerçek Mü'min Kullarına İkramlarından Örnekler.)
- Yasaklar..254) Sakınılması Gereken Şeyler
- 255) Gıybet Dinleme Yasağı, Gerektiğinde O Toplantıyı Terketme Gereği
- 256) Gıybetin Mübah Olabileceği Haller
- 257) İnsanlar Arasında Söz Taşımanın Yasaklığı
- 258) İdarecilere Söz Taşıma Yasağı
- 259) İki Yüzlülüğün Kötülenmesi
- 260) Yalan Söylemenin Haram Oluşu
- 261) Yalan Söylemenin Câiz Olduğu Yerler
- 262) Sözü Sağlamlaştırmaya Teşvik
- 263) Yalan Şahitliğin Şiddetle Yasak Oluşu
- 264) Belli Bir İnsan Veya Hayvana Lânet Etme Yasağı
- 265) İsim Belirtmeksizin Günahkarlara Lanet Etmenin Caiz Oluşu
- 266) Müslümana Sövme Yasağı (Haksız Olarak Bir Müslümana Söğüp Sayma Yasağı)
- 267) Ölülere Sövme Yasağı (Haksız Yere, Bid'at Ve Günahına Ortak Olmaktan Sakındırmak Gibi Dinî Bir
- 268) Müslümanlara Eziyet Etmemek Ve İncitmemek
- 269) Müslümanlara Buğuz Etme İlişki Kesme Ve Sırt Çevirmenin Yasaklığı
- 270) Bir Kimsenin Sahip Olduğu Dini Ve Dünyevi Nimetlerin Elinden Çıkmasını İstemenin Haram Kılındığ