22.Yer Ve Göğün Ölen Mümine Ağlaması

Tirmizi, Enes'den rivayet ettiğine göre Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:

«Her kişi için semada iki kapı vardır. Birinden ameli yükselir. Öbüründen rızkı iner. Mümin kişi ölünce her ikisi de onun için ağ­larlar.»

İbn-i Cerir, İbn-i Abbas (Radıyallahû anhüma)'dan rivayet edil­diğine göre;

Ondan, geçen âyeti kerime hakkında:

Sema ve arz insanlar için ağlayacaklar mı? diye sorulmuş.

İbn-i Abbas «Evet» demiş.

Her kişinin semada iki kapısı var, birisinden ameli yükselir, öbü­ründen rızkı iner. Mümin kul ölünce semadaki O kapılar kapanır ve onun için ağlarlar.

Zemindeki namazgahı ve zikirgâhı da onu kaybedince zemin de onun için ağlar.

Firavun'un kavmi ise onlar için zeminde hayırlı bir şey olma­yınca ve semadaki kapılarında hayırlar yükselmeyince sema ve min onlar için ağlamadı, demiştir.

İbn-i Cerir ve îbn-i Ebi Dünya ve Beyhaki, Şuâb'da Şureyh bin Abid el-Hadremi'den rivayet ettiklerine göre Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi:

«Üzerinde ağlayacak bir kişisi olmayan gurbette ölenlere sema ve arz ağlar.» dedi ve geçen ayet-i kerimeyi okudu. Sonra «Onlar kafirler için ağlamazlar,» dedi.

Saîd bin Mansûr ve Ebû Nuaym Mücahid'den rivayet ettiktei göremiş

<Ölen her mümin için, semâ ve zemin kırk sabah ağlarlar,'

Ebû Nuaym, Ata el-Horasani'den rivayet ettiğine göre şöyle de­ştir :

«Allah için zeminin her hangi yerinde secde eden abidin secde ettiği yer onun için kıyamette şehâdet edecek ve ölünce üzerine ağ­layacaktır.»

İbn-i Ebi Dünya ve İbn-i Hatem ve Beyhaki «Şuab»da Ali bin Ebi Talib (Radıyallahû anh) 'dan rivayet ettiklerine göre:

«Mümin ölünce zeminden namazgahı ve semadan amellerinin yükseldiği yer, onun için ağlar,» dedi. Sonra geçen âyeti okudu.

îbn-i Ebi Dünya ve el-Hakim ibn-i Abbas'dan rivayet ettiklerine göre; . '

«Arz mümin için kırk sabah ağlar,» diye söylemiş.

İbn-i Ebi Dünya, Süleyman bin Abdülmelik'in arkadaşı olan >id'den rivayet ettiğine göre şöyle demiştir:

«Mümin ölünce zeminin kıt'alan, Allah'ın falan mümin kulu öldü, diye çağrışırlar. Arz ve semâ onun için ağlarlar.»

Allah (Celle Celâlühü) 'nedir sizi ağlatan' deyince arz ve sema: «Yâ Rabb! O bizde nereye varsaydı ille seni zikir ederdi» derler.

Muhammed bin Ka'b'dan şöyle rivayet edilmiştir:

Arz bazılarını sevdiği için ağlar ve bazılarına da kızdığı için ağlar.

Arz, üzerinde taatta bulunan kişi için ağlar. Masiyette bulunan kişinin de varlığından dolayı ağlar.

Saîd bin Mansûr ve îbn-i Ebi Dünya, Muhammed bin Kays'dan rivayet ettiklerine göre şöyle demiş:

«Bana ulaştı ki mümin için semâ ve arz ağlarlar. Semâ «daima ondan bana hayırlar yükselirdi» der. Arz da üzerimde daima hayır işlerdi, der.»

îbn-i Cerir, Dahhâk'dan şöyle rivayet etmiştir:

«Müminin ölümü için, zemindeki uğradığı yerler ağlar ve sema-; daki amelinin yükseldiği yer de ağlar.»

Atâ'dan şöyle rivayet edilmiştir:

«Semânın ağlaması, etraflarının kirmızılaşmasıdır»

îbn-i Ebi Dünya, Hasan'dan aynısını rivayet etmiştir:

Semânın kırmızılaşması, mümin üzerine ağlamasidır.[1]

Hasan (Radıyallahû anhVdan rivayet edildiğine göre şöyle de­miştir :

Mümin gurbet memleketinde öldüğü zaman Allah garipliğine -merhameten ona azap vermez. Ve meleklere emreder ki Ona ağlayacak akrabasına bedel üzerine ağlayın. (Allah daha iyi bilir.) [2]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Tabii cisimlerin ağlaması onlara müekkel meleklerin ağlamasıdır ki madde­ten belirtileri olur. Zaten her manevi olayın bir-maddi belirtisi vardır. Ni­tekim, bazı büyük insanların ölümünde, kırmızı kar ve yağmur yağmış­tır

[2] İmam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayınları: 178-181.


Eserin yazarı: Celaleddin Es-Suyuti Eser: KABİR ALEMİ

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

KABİR ALEMİ