Kitaplar | Yazarlar | İlmihal | Sohbetler | Hutbeler

GUSÜL ABDESTİNİ İCAB ETTİREN HALLER

327 Gusül abdestini icab ettiren hallerin başında cünüb'lük gelir.(153) İster uyku halinde iken olsun, ister uyanık iken; meninin şehvetle dışarı çıkması gusül abdestini farz kılar. Zira Resûl-i Ekrem (sav) "Su, sudan lâzım gelir"(154) buyurmuştur. Meni'nin; bakmak, dokunmak, ihtilâm veya istimna sonucu gelmiş olması mahiyeti değiştirmez. Şehvetle çıktığı sabit olduğu süre içerisinde gusül farzdır. İmam-ı Şafii (rh.a) "İster şehvetle, ister şehvetsiz olarak meni'nin çıkması gusül abdestini farz kılar" hükmünü beyan etmiştir.


328 Burada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi İstimna'dır. Halk arasında "otuzbir çekmek" diye tanımlanan bu olayın hükmü nedir? sualine cevap arayalım. Kur'an-ı Kerim'de: "(Öyle mü'minler) Ki onlar iffetlerini koruyanlardır. Ancak zevcelerine ve sahib oldukları cariyelerine karşı olan münasebetleri müstesnadır. Çünkü onlar (bu takdirde) kınanmış değildirler. O halde kim bunların ötesini isterse, şüphe yok ki onlar haddi aşanlardır"(155) hükmü beyan buyurulmuştur. İbn-i Kesir; bu ayet-i kerime'nin tefsirinde "İstimna'nın" haddi aşmak olduğuna işaret buyurduktan sonra İmam-ı Şafii (rh.a) indinde bu fiilin haram olduğunu beyan etmektedir.(156) Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Elini nikâh eden melûndur" buyurduğu da birçok muteber kaynakta zikredilmiştir.(157) Hanefi fûkahası istimna'nın tahrimen mekruh olduğu hususunda müttefiktir. İbn-i Abidin "Oruç" bahsinde istimna üzerinde durmuş ve bu konudaki bütün kavilleri zikrettikten sonra: "Zeylâi bu işin (İstimna'nın) helâl olmadığına "Onlar ki iffetlerini korurlar" ayet-i kerimesiyle istidlâl etmiş ve "Cim'a için ancak zevce ve cariye'den istifade mübah kılınmıştır" demiştir. Bu da, bu ikisinden başka kazay-ı şehvet için helâl birşey olmadığını gösterir. Benim anladığım budur"(158) hükmünü beyan etmiştir. Kitabü'l Fıkıh'ta "El ile istimna büyük günahlardandır"(159) denilmektedir.


329 İki yoldan birine (Ferc veya dübür) zekerin haşefesi girdiği zaman; bu işi yapana (faile) da, yaptırana (mef'ûle) da gusül farz olur.(160) Zira Resûl-i Ekrem (sav): "İki hitan (sünnet yeri) birleştiği ve haşefe (zekerin başı) gizlendiği zaman meni insin veya inmesin gusül abdesti almak lâzım gelir"(161) buyurmuştur. Zira bu hal, menininmesinin sebebidir. Meni, bazen az olduğu için inme gizli kalır. Dolayısıyla iki sünnet yerinin birleşmesi, meninin inmesi makamına kaimdir. Yani tıpkı meni inmiş gibi amel olunur.(162)


330 Kur'an-ı Kerim'de "Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (Pisliktir). Onun için hayız zamanında kadınlar(ınızla cinsi münasebet)den ayrılın. Temizlendikleri vakte kadar kendilerine yaklaşmayın""(163) hükmü beyan buyurulmuştur. Dolayısıyla hayız hali de, gusül abdestini gerektiren sebeblerdendir. Ayrıca nifas halinin de; gusül abdestini icab ettirdiği hususunda icma vaki olmuştur.(164)



Eserin yazarı: Yusuf Kerimoğlu Eser: EMANET VE EHLİYET

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

EMANET VE EHLİYET

MollaCami.Com