Her Kolze ile Karşı Karşıya

Herr Kolze ile karşılaşmamız, gerçekten çok heyecanlı oldu. Önceleri beni kabul etmek istememişti. Kimdim, kendisini nerden tanıyordum ve ne için görüşecektim?.. Bunları soruyor, ben de bunlara doğru-dürüst karşılık veremiyor-dum. Çünkü, gerçeği söylediğim anda, «Böyle bir şeyden haberim yok,» diye kestirip atması mümkündü. Onun için Kolze yayınevinin yayınları arasındaki Türkçe-Almanca lügati aradığımı söyledim. Bunun için İstanbul'dan gelmiştim. Kendisini beş dakika için olsun görmem gerekti. Önce, «Bu lügat bende yok,» dedi, sonra; Alman Millî Kitaplığında bulabileceğimi söyledi. Fakat buna rağmen direnince, istemeye istemeye evinin kapısını açtı.
Eski bir Alman evi idi bu. Sıra sıra dikilmiş büyük apartmanların arasında sıkışıp kalmıştı. Eski eşyaların, o kendilerine has kokusu doldurmuştu ortalığı... Müzelerin sessizliği vardı. Beni, kendi çalışma odasına aldı, Herr Kolze... Ak saçlıydı. Ortadan uzun boyluydu. Yetmiş yaşlarında görünüyordu. Fakat konuşurken, «Yayınevi kapandığı zaman 23 yaşındaydım,» dediğine göre, 78 inin içindeydi. Oturduk.Piposunu çekiştirerek konuşmaya başladı:— Size faydalı olabileceğimi sanmıyorum. Böyle bir lügat vardı. Ama tahmin edersiniz, bunca zaman sonra benim bile ortada kalmam mucize! Savaştan önce, kitaplarımın arasında rastlıyordum. Fakat çok yıllar oldu ki görmüyorum. Her halde, ya ev değiştirirken, ya kitapları yeniden yerleştirirken bir yerlere girdi. Şimdi bulamam... Çünkü nerede olabileceğini bilmiyorum...

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd><img><b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

II. Abdülhamid Han'in Hatıra Defteri

Google
 


ihya.org toplist TOPlist