Babam Çok Severdi Abdülhamid Sultanı


Kuşkusu biraz dağıldı, yüzünün çizgileri biraz rahatladı. Piposunu daha geniş nefeslerle çekerek konuştu:Peki siz padişahınızı kovmadınız mı?.. Şimdi onlarla niye ilgileniyorsunuz?..Evet, Cumhuriyetle yönetiliyoruz şimdi; padişahlarımızı da uzaklaştırdık. Ama tarihi değil, tabi...Gülümsedi... Piposunu masanın üstüne bırakarak ellerini bacakları arasında kenetledikten sonra konuşmaya başladı:— Babam çok severdi Abdülhamid Sultanı... Onun verdiği nişanı hayatının en kıymetli varlığı olarak ölümüne kadar saklamıştır. Yazık ki, ölümünden sonra ablamda kaldı.

Kaybetmişler. Ben de çok üzüldüm...

Buzlar çözülmüştü artık. Ben de ferahlamıştım.Gülüşüyorduk. Ayağa kalkıp yazı masasının tahta ke-pengini indirdi ve bir şişe 'konyak çıkardı:— İçer misiniz?..

Teşekkür ettim. O zamana kadar ilgilenmediği Çetin Süer'e baktı:Siz kimsiniz?..
Tercüman Gazetesi'nde çalışıyorum. Şimdi 'de arkadaşıma tercümanlık yapıyorum.
İstanbul'da mı?..Hayır Frankfurt'ta... Gazetemiz Frankfurt'da da basılıyor.

Yaa. Büyük gazete demek!Herr Kolze, Doğu Almanya'da yaşadığı için, Batı'da olup bitenlerden haberli değildi. Konyaklarımızı yudumlarken sordu:— Peki, beni nasıl buldunuz?..
Çetin Süer, aylar süren araştırmalar ve bir kitabevinde çalışan yaşlı kadının kendisine nasıl yol gösterdiğim anlatınca, Herr Kolze iyice keyiflendi.— Ahh Helga — dedi — nasıl, hâlâ güzel mi bari?..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b> <u>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Sitemizde arayın

Google
 

Son yorumlar