Râbiatü’l-Adeviyye

Tâbiînden olup Süfyân-ı Sevrî (k.s.) ve Hasan-ı Basrî Hazretleri ile aynı asırda yaşamış büyük bir veliyye hanımdır.

Gönlü aşk-ı ilâhî ile dopdoluydu. Gözü devamlı yaşlıydı:

"Bizim istiğfârımız yeni bir istiğfâra muhtaçtır." derdi.

Geceleri kâim (huzûr-i ilâhîde ibâdet hâlinde), gündüzleri sâim (oruçlu) idi.

Birgün ona:

"Kul, ne zaman rızâ makâmına ulaşmış olur?" diye sordular.

O da:

"Başa gelecek musîbetler, kişiyi ni’metler gibi sevindirecek olursa..." şeklinde cevap verdi.

O’nun en meşhûr bir duâsı da şudur:

"Yâ Rabbî!

Sana cennetin için ibâdet ediyorsam, beni cennetine koyma!. Eğer sana cehenneminden korktuğum için ibâdet ediyorsam, beni cehenneminden çıkarma!.. Eğer sana senin rızân için ibâdet ediyorsam, beni cemâlini seyretmekten mahrûm etme!.."

Cenâb-ı Hakk’dan; bu mübârek vâlidemizin duâsı hürmetine bizleri de cemâliyle müşerref kılmasını niyâz ederiz. (233)


Eserin yazarı: Osman Ersan Eser: KADININ DEĞERİ VE HAKLARI

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

KADININ DEĞERİ VE HAKLARI