GANİMETLERİN TAKSİMİ

Kim bir düşmanı öldürürse düşmanın yanında bulunan malları ona ait olur.

Daha sonra ganimetler beş paya ayrılır.

Bu paylardan beşte dördü;

Süvari´ye 3, Piyade´ye 1 olmak üzere hazır bulunan bütün savaşçılara taksim edilir.

Bir mücahidin pay alabilmesi için 5 şart aranır:

1. Müslüman olması.

2. Baliğ olması.

3. Akıllı olması.

4. Hür olması.

5. Erkek olması.

Bu şartlardan birini taşımayan bir kişi savaşırsa ona da bir şeyler veri­lir. Verirken bu şey pay kadar olmamalıdır.

Ganimetlerden kalan diğer beşte biri de beş paya ayrılır:

1. Peygamberimiz (s.a.v.)´e ayrılan pay:

Bu pay peygamberimiz (s.a.v.)´in vefatından sonra müslümanların maslahatı cihetine harcanır.

2. Peygamberimiz (s.a.v.)´in akrabası olan Beni Haşimi ve Beni Muttalibiler´e ayrılan pay.

3. Yetimlere ayrılan pay.

4. Fakirlere ayrılan pay.

5. Yolda kalanlara ayrılan pay.



Ganimet


Lugatta, kişinin çalışmasıyla elde ettiği şeydir. Istılahta ise İslam düş­manlarından harp ve savaş sonucu alınan maldır.

Bunlar genelde 3 kısımdır: Menkul mallar, Esirler ve Toprak.

Allah, ganimetleri sadece bu ümmete helal kılmıştır.

Delili şu ayet-i- kerimedir:

"Elde ettiğiniz ganimetleri, temiz ve helal olarak yiyin. Allah´tan sakının. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder. " (Enfal: 8/6)

Savaşla elde edilen bu ganimetlerin dağıtım şekli yukarıda anlatıldı. Anlamamız gerekir ki elde edilen ganimetlerin sarfiyat yeri genelde mas­lahat konusu olan fakirler, yetimler, yolda kalmışlar ve bu gibi durumlar içindir. Savaş sırasında bir düşmanı öldüren müslüman, onun bütün savaş malzemelerine sahip olur. Bu savaş malzemeleri, silah, binek, giyim eş­yası gibi tüm mallardır.

Ebu Katade Peygamberimiz (s.a.v.)´den şöyle rivayet etmiştir:

"Kim savaşta bîr düşmanı öldürür ve öldürdüğüne dair delili de varsa öldürülen o kimsenin elbise, silah ve diğer eşyaları onundur." [1]

Burdaki delilden kasıt, onu öldürdüğünü gören şahitler veya başka ala­metlerdir. Ganimet, savaş sırasında kafirlerden zorla da olsa alınan tüm mallardır. Bu malların dağıtım şekli ise şöyledir: Öncelikle düşmanı öldü­ren müslümanlar savaşta öldürdüğü kişilere ait olan mallan ayrı ayrı alırlar. Çünkü bu onların hakkıdır. Daha sonra genel olarak elde edilen düşmana ait mallar beş kısma ayrılır. Bu beş kısımdan dördü savaşçı mü­cahitlere ayrılır. Savaşa atlı olarak katılanlara üç pay, piyade yani atsız olanlara ise bir pay verilir.

Abdullah bin Ömer (r.anhuma) şöyle rivayet eder: "Hazreti Peygamber Hayber günü at için iki pay, atın sahibi için bir pay verdi." [2]

Hadisi şeriften açıkça anlaşıldığı gibi atın kendisine iki pay, at sahibi­ne de bir pay olduğu için süvariye´üç pay düşmektedir. Savaşa piyade ola­rak iştirak edene ise bir pay verilecektir.

Savaşa katılıp savaş şartları kendisinde tam olarak mevcut olmayan kadın, köle ve çocuklara ise ganimet malları taksim edilmeden önce islam halifesi bir miktar bir miktar malı da onlara verir. Fakat verilen bu miktar yaya olarak savaşan bir mücahidin payından daha az olmalıdır. Zaten me­tinde geçen ´Rudihe´ nin lügat anlamı az bir şey demektir.

Ganimetlerden beşte dördü süvari ve piyadelere dağıtıldıktan sonrü kalan beşte birinin dağıtım şekli metinde açıkça ifade edildi. Delili de Al­lah (c.c.)´ın şu ayeti kerimesidir:

"İyi bilin ki ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri, Allah´a ve resulüne, resulün akrabalarına, yetimlere fakirlere ve yolculara aittir." (Enfal: 8/4) Ayeti kerimede geçen ´Allaha aittir.´ hükmü, Allah´ın onlardan dilediği şekilde hükmetmesidir. ´Resulüne aittir, sözünden maksat, beşte birinin taksiminin Resulullah´a ait olmasıdır. ´Resulün akra­baları´ndan maksat, Beni Haşim ve Beni Multalip´tir. Çünkü bunların ze­kat alma hakları yoktur. ´Yetimlerden´ maksat, babası ölen ve ergenlik ça­ğına girmeyen çocuklardır. ´Yolculardan´ maksat, malından ve servetin­den uzak olup muhtaç duruma düşen kimselerdir.

Babası ölüp ergenlik çağına giren çocukların yetimliği kalkar. Pey­gamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Çocuk baliğ olduktan sonra ye­tim değildir." [3]

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buhari, 2973, Müslim, 1751.

[2] Buhari 1,3988, Müslim, 1762

[3] Ebu Davud, 2873




Eserin yazarı: Kadı Ebu Şuca Eser: DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ