Evlendirmede Velayet Hakkının Tertib Sırası

Velilik hususunda yukarıda anlatılan şartlardan biri ortadan kalkma­dıkça derece itibarıyla daha sonra olan, daha Önce olana takdim edilmez.

Ancak yukarıdaki şartlardan birisi bulunmadığı takdirde, daha sonra olan veli öncekine takdim edilir ve yakın olan yok sayılır.

Şayet baba köle veya deli yahut fasık olursa, velilik şartlarına haiz da­ha uzak biri veli olur. Veli irsiyetin tertibi üzere asabe olanlardır.

Veliler sırasıyla şunladır:

Önce baba, sonra dede, sonra ana-baba bir olan kardeş, sonra baba bir olan kardeş, sonra ana-baba bir kardeşin oğlu, sonra baba bir olan karde­şin oğlu, sonra amca ve oğullan ve aynı uslüp üzere devam eder.

Veli bu şekilde bulunmadığı takdirde, umumi hakim veya bu işle gö­revlendirilmiş olan hakim, veli yerine geçer. Velinin yokluğundan mak­sat, ölümü veya ondan haberin kesilmesidir.

Hakim, bulunmadığı taktirde nikah akitleri için hür ve adil bir şahsı kendilerine hakem kabul edilebilir. Hakem ta´yin etmelerinin sigası şöy­ledir:

"Nikahımızı kıymak üzere seni hakem tayin ettik ve hükmüne razı ol­duk. "

Şayet kızın iki amcaoğlu bulunur ve bunlardan biri onunla evlenmek isterse, diğeri kızın velisi olur. Eğer bir amca oğlu bulunur ve o da onun­la evlenmek istiyorsa, hakim onu evlendirir.

Veli, namazın kasredilebileceği uzak bir mesafede ise, ya da hapiste olup ona ulaşmak mümkün değilse veyahut ta mükellef bir kadını dengi­ne vermekten imtina ederse, hakim onları evlendirebilir. [1]



Faide:


Sadece baba ve dede, küçük olsun büyük olsun evlenmemiş bekâr kızı kendisine denk olan biriyle zorla evlendirebilir.

Bekareti ister helal bir yoldan ve ister haram bir yoldan bozulmuş olan kadın ise bülüğ çağma ermemiş kadının da evlendirilmesi caiz değildir.İzin verse bile küçük olduğundan izni mu´teber değildir. Kardeş,amca ve diğer yakınlar,bekareti bozulmuş olsun,bozulmamış olsun buluğ çağı­na ermemiş olan kızı evlendiremezler.Ancak buluğ çağında olanı evlendirebilirler.Bekareti olmayanın sarih iznini almaları gerekir.Bekareti bo­zulmamış olanın sarih izni olabileceği gibi susması da izindir.

Kızın,babası veya dedesi tarafından zorla evlendirebilmesi için koca­nın şu yönlerden kıza denk olması gerekir:

a) Neseb yönünden: Soylu kadın,ancak soylu biriyle evlendirilebilir.

b) Meslek yönünden: Kocanın mesleğinin düşük bir meslek olmaması gerekir. Mesala, bir terzinin kızı bir çöpçüyle zorla evlendirilemez.

c) İffet yönünden: Fasık biri iffetli bir kadına denk değildir.

d) Sağlık yönünden: Nikah kusurlarından birini taşımamış olması ge­rekir. Mesela deli veya sara hastalığına yakalanan bir erkek böyle olma­yan bir kadına denk sayılmaz.

e) Hür olma yönünden: Köle, azad edilmiş veya bir kısmı azad edilmiş cariyeye denk değildir.

Zenginliğin, denklikte aranıp aranmayacağı hususunda ihtilaf vardır. Kuvvetli görüşlere göre zenginlikte denklik aranmaz.

Şafii Mezhebi´nde baba ve gerektiğinde babanın babası olan dede ´Mücbir´ velidir. Yani kızının nikahını kızından olur almadan kıyabilir. Burdaki hikmet kızın mücbir velisi olan babası veya dedesi kızdan daha iyi bir şekilde onun istikbalini görebilir. İşte bu nedenle İmam Şafii baba ve gerektiğinde dedeye bu selahiyeti vermiştir. Ama bu selahiyeti ver­mekle beraber onları hiç bir zaman sonsuz yetkili kılmamıştır. Bu neden­le denklik şartları olması kaydıyla ancak mücbir veli yetkisini kulla­nabilir. Denklik olmadığı zaman mucbirlik de sakıt olur.

Denklik konusunda günümüzde insanlar -maalesef- para veya maddi varlıktan başka bir şey bilmiyorlar. Halbuki diğer konularda da fıkıh ki­taplarında ´Küfüvlük´ olarak geçen denklik hususlarını gözetmek lazım­dır. Mücbir yetkisini kullanarak zorla yapılan evlendirmelerde kocanın kızın mehrini veremeyecek kadar fakir olmaması ve kızla evlendireceği erkek arasında bir düşmanlığı bulunmaması da şarttır.

Bu şartlardan biri bulunmadığı takdirde, kıydırılan nikah bâtıldır. An­cak kız izin verir ve izni de mükellef olduğu için mu´teber ise, bu takdir­de evlendirilebilir.

Dul kadın ise, ancak kendi muvaffakatı ve izniyle evlenedirilebilir.. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Dul kadın evleneceği erkeği seçme hususunda kendi nefsine velisin­den daha önceliklidir. Kızın kendi nefsini ilgilendiren bu dava hakkında izni alınır. Onun izni ise susmasıdır" [2]

-------------------------------------------------------------------------------

[1] Kadı Ebu Şuca?, Ğayet?ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 436-437.

[2] Müslim 1421, Tirmizi 1108.

Kadı Ebu Şuca?, Ğayet?ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 436-438.



Eserin yazarı: Kadı Ebu Şuca Eser: DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ