Musakat

Müsakat hurmalık ve bağcılıkla caizdir.

Müsakat için iki şart vardır:

Birincisi belirli bir zamanın belirtilmesi.

İkincisi çalışana meyvelerden belirli bir miktarın tayin edilmesidir.

Müsakatta yapılan iş iki kısımdır:

1- Faydası meyveye dönük olan çalışma. Bu işin sorumlusu âmil (iş­çi) ´dır.

2- Faydası araziye dönük olan çalışma. Bunun sorumlusu da mal sahi­bidir.

Müsakat, bir şahsın meyvesinden belirlenen bir miktara karşılık sula­masını ve bakımını üzerine alan başka bir şahsa hurmalığını veya bağını vermesine müsakat denir.

Müsakat (sulama): Müsâkat; meyveden belli bir miktar almak üzere bağ veya hurma ağaçlarını sulayıp, hizmet etmek için bir işçiye vermek üzere yapılan akittir.

Müsakatta yapılan iş iki kısımdır:

1- Faydası meyveye dönük olan çalışma. Ağaçların sulanması, aşılan­ması gibi işler. Bu işin sorumlusu âmil (işçi)´dir.

2- Faydası araziye dönük olan çalışma. Kanal ve kuyuların kazımı gi­bi. Bunun sorumlusu da mal sahibidir.

İbn-i Ömer şöyle rivayet etmiştir:

"Resulullah (s.a.v.) Hayber arazisinden çıkan meyveden ve ekinden her mahsulün yarısını Hayber ahalisine ait olmak üzere onlarla sulayıp bakma ve ekme muamelesi yaptı. [1]

Sahabe, Müsakat hususunda icma´ etmiştir. Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer (r.a.)´in hilafeti döneminde uygulamasını devam ettirdiler. On­lardan hiç birisi bu uygulamaya itiraz etmedi. [2]

Müsakatın meşruiyeti: Ebu Hanife dışında bütün ulema ihtiyaç duyul­duğu için onun caiz olduğunu kabul ettiler. Müsakatın meşruiyetine hem sünnet, hem de İcma? delalet etmektedir.

Müsakatın meşruiyetinin hikmeti: Müsakatın meşruiyetinin bedeli halkın ona muhtaç olmasıdır. Müsakat´a zarar vermek ve zarar uğramak sözkonusu olmaksızın halkın maslahatının korunması vardır. Bazen kişi­nin arazisi, ağaçları olur. Fakat onlara bakmaktan aciz olur. Onlardan isti­fade edemez. Arazi ve ağaç sahibi onlara bakmak için işçi tutsa işçi ge­rektiği gibi çalışmayabilir veya çıkan mahsûl işçinin parasını ödeyemeye­cek kadar az çıkabilir.

Böylece mal sahibi zarara uğramış olur. Oysa arazi ve bahçe müsakat ahdiyle bir kişiye verilirse alan kişi -çıkan mahsule kendisi de ortak oldu­ğu için- bütün gayretini sarfederek mahsulü arttırır. Böylece mal sahibi veya bahçeyi müsakat ahdiyle alan kişi maldan istifade etmiş olur. Bu muamelede hem mal sahibinin hem malı işleten kişinin hem de toplumun maslahatı vardır. [3]



Müsakatîn Rükünleri


1- Akid yapan iki taraf: Akid yapanların vekil olma ve vekil tayin etme ehliyetine haiz olmaları şarttır. Ancak burada mülk sahibi bizzat akdi ya­pıyorsa âmâ (kör) olmaması şarttır.

2- İş: Bunun da şartı akid yapan kimseye kendisine ait olmayan bir yü­kü yüklememektir. İşçiye tarla veya bahçenin etrafına duvar çekmesini, veya mülk sahibine sulama kanallarının temizlemesini şart koşmak gibi. Ayrıca, akdin belli bir zaman ile tahsis edilmesi ve belirlenen zamanın, meyvenin genel olarak yetiştiği dönem olması şarttır. Onun için sonsuza dek kullanacak diye vermek, zaman belirtmeksizin mutlak olarak akid yapmak yahut meyvenin tam olgunlaşmaya.başladığı zamanda akdin son bulacağını şart koşmak veya meyve vermeyecek zamanda biteceğini şart koşmakla böyle bir akid sahih değildir.

3- Meyve: Burada da şart olan meyvenin her ikisi için olması ve kimin kaçta kaçını, yarı yarıya ve dörtte biri gibi alacağının belirtilmesidir.

4- Siga: Mülk sahibinin, "Şu hurmalıkların şu kadarını almak üzere sana işletmeye verdim" demesi ve işçinin de bunu kabul etmesidir. Mik­tar belirtilmediği takdirde geleneğe göre hareket edilir.

5- İşyeri: Yani hurmalık, bağ veya bahçedir. Bunun şartı ise ekilmiş ol­ması, belli olması, meyvenin henüz olgunlaşmamış olması ve ağaçlara bakacak işçinin olmasıdır.

Mülk sahibi ve işçiden başkasının akid yapması, Müsakat ağaçlarının hangi ağaçları kapsadığının belirtilmeyip, mesela iki bahçeden biri denil­mesi, işçinin eli altında bulunmayan ağaçlar üzerinde yapılması ve mey­veleri olgunlaşmış ağaçlar üzerine yapılması sahih değildir.

Sulama, kanalların temizlenmesi, aşılama, zararlı otlarla mücadele gi­bi her yıl tekrarı gereken işlerle meyveyi hırsızlardan, güneşten ve kuşlar­dan koruma gibi hususlar işçiye; bahçenin çevresine duvar örme, kanal kazma gibi her sene tekrarı gerekmeyen işler mülk sahibine aittir.

Aşılama çubukları, balta ve çapa için gerekli aletler her yıl tekrar etse bile yine mülk sahibine aittir. İşçi, meyve olgunlaşınca payını alır.

Müsakat akdi bağlayıcı bir akid olup, akid yapanlardan birinin ölü­müyle son bulmaz, varislerine geçer. [4]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buhari 2203, Müslim 1551.

[2] Buhari ve Müslim?in şerhlerinden.

[3] Kadı Ebu Şuca?, Ğayet?ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 348-349.

[4] Kadı Ebu Şuca?, Ğayet?ül-İhtisar ve Şerhi , Ravza Yayınları: 350.








Eserin yazarı: Kadı Ebu Şuca Eser: DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

DELİLLİ ŞAFİ İLMİHALİ