Sabredenler ve şükredenler


vesvese ve iman hakkında verebirmisiniz

tovbe et.insallah allah yardim eder.biz muslumanlarin gorevi her gun daha iyi yapmaya yonelmemizdir.muslumanin iki gunu esit ise zarardadir

Günaha karşı sabrın zorluğu, ona olan isteğin kuvveti ve eyleme geçmenin kolaylığındadır. Bir eylemin yapılması için bu iki unsur bir araya geldiğinde sabretmek kişi için daha da güç olur. Bu ikisinin olmayışı sabretmeyi kolaylaştırır. Birinin olmayışı bir açıdan sabrı kolaylaştırırken, diğer yandan zorlaştırmaktadır. Kimin öldürmek, hırsızlık, içki içme ve türlü fuhşiyata karşı gerekçesi yoksa, bu günahlara karşı sabretmesi gerçek anlamda kolay olacaktır. Kim de bu eylemleri yapmak için şiddetli bir isteğe sahipse, sabretmesi de o kadar zor olacaktır. Bu yüzden bir yöneticinin zulmetmeye, bir gencin fuhşa düşmeye, zengin kimsenin şehvet ve lezzetlere dalmaya olan sabrının Allah katında ayrı bir yeri vardır.

Bu nedenle Arş’ın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıfın zikredilmesi sabır göstermenin zorluğundandır. Bir liderin pay ederken, hüküm verirken, hoş bulurken ve karşı çıkarken göstereceği sabrı, kemalindendir. Bir gencin Allah’a ibadette sabredip zevklerinden kaçması; sadaka verenin bunu gizlemesi, az kısmını bile açığa çıkarmaması; güzellik ve konumunda iken, fuhuştan arzusuna rağmen kendini alıkoyması; Allah için birbirlerini sevenlerin bir arada olduklarında ve ayrıldıklarında sabır göstermeleri; Allah korkusundan ağlayanın bunu gizlemesi ve insanlardan kaçırması da sabrın zorluklarındandır.

Bu yüzden yaşlı zinacının, yalancı hükümdarın gösterilmesi kolay olduğu halde bu haramları işlememek için sabretmemesi, gerekçelerinin zayıf olmasına karşın sabrı terk etmelerinin cezası büyüktür. Bu da onların Allah’a karşı inatçı bir isyana düştüklerinin açık bir delilidir.

Aynı şekilde, dil ve cinsellik üzerine sabretmek, işlenmesi kolay ve isteğin güçlü olmasından ötürü en zor sabır türlerindendir. Dilin işleyeceği koğuculuk, gıybet, yalan söylemek, gösteriş yapmak ve böbürlenmek gibi masiyetler yapılması, dilin hareketine bakan kolay, isteğinse güçlü olduğu sabrın zorluğudur. Böylece, Muaz r.a.’dan rivayet olunmuştur ki, Resulullah, sallallahu aleyhi vesellem, “Diline hakim ol.!” Buyurmuş; O, konuştuklarımızdan sorumlu muyuz dediğinde: “İnsanları yüzükoyun ateşe atan, dilleriyle kazandıklarından başka bir şey midir sanki!” yanıtını vermiştir. Bu yüzden dilin isyanı kul için alışkanlık olduğunda sabretmesi de o kadar zorlaşacaktır. (Uddetu-sabirin:Bab14:İ.Kayyim)

merhaba hocam ismim osman size soracağım sorum şu hocam imam nikahı kıydırmam için neler yapmalıyım illaki kızın yaşı 18 mi olmalımı yoksa farketmezmi

Hocam ben sorum kısaca şöyle bende herkes gibi iç huzur istiyorum onun için dindar olmanın iyi bir şey olduğunu düşünüyorum fakat hocam şimdi Kuranı_kerim var orda yazılanlar kesinlikle tartışılmaz ama ondan sonra hadiser var hemde binlerce kimi diyorki bu sahih bu değil kafam karışıor sonra kuran da bir ayettin son kelimesini alıyor Allah sonsuz cennet cehennem derken aslınnda uzunu kast ediyor sonu var yani demek istediğim bugün ögrendiğim yarın değişiyor şimdi hocam ben eşcinselim sırf bu fiil günah diye bıraktım cinsel ilişkiye girmeyi canım hala istiyor ama günah olduğu için sabretmek gerek dedim şimdi bir hadis gördüm bu işi cinsel olarak bırakmakta işe yaramıyormuş gözle bile bakmam lanet edilecek bir haldeymişim .Hocam bu arada diyorlarki eski arkadaşlarınla görüşme yani gay olanlarla yani bu nasıl mantık bunu bana yazan günahsızmı dünyanın en büyük günahı omu kaldıki bunu yazan birde en başta sen ruh hastasının diyerek bir mail atıyor neyse birde hocam arkadaşım kuranı okumak istedi kendi dilinde okumasının en iyisi olacğını düşünerek letonca kuran aradım ama nerde bir firma ali imran diye bir kısmını çevirmiş oda ne kadarı çevrildiği muallakta onu sipariş ettim o gelecek yani diyecem şuki genel olarak islma la çok hasır neşir olmuş bu işin fetva kısmında bulunanların genel hali benim gözlemlediğim kadarı ile bir kere kibir var hemde çok yani beni Allah cennetle müjdeledi kesin cennetliğim sizin gibi insnlarla ugraşamam birde dini kitaplarin geneli lanet helak bunlarla dolu sizce buinsanalrın islama yaklaşması için iyi birşeymi yani ben hep şöyle düşünmüşümdür biz Allah a itaati öncelikle ona sevgi duyarak yapmalıyız yani nasıl bir erkek sevgili mutlu olsun diye günlerce çalışıp pırlanta alıyor ve bu ona zor gelmiyorsa bizde Allah a bir aşkla bağlanmalıyız diye düşünüyordum fakat birkaç yere yazdığım maillerin cevabında haşa yani benzetme olarak söylüyorum Allah huysuz gaddar bir imparator gibi yani Allahın bir merhamet iyiliik ve huzur özelliklerini temsilden ziyade nefret kin ve benzeri özellikleri temsil ettiği fikri uyanıyor hocam daha soracağım çok şey var ama bu kadar yeter .zannedersem sizde öncelikle Allah sizi islah etsin bizler gibi dünyada cennetle müjdelsin ve sonra onur kırıcı sözlerle başlayan bir mail atmassınız okudunuz için teşekürler

Rabbimiz nefes almamızı nasibettiği sürece, hayır üzerine bir fırsatımız var demektir. Her ne olursa olsun, eza da görsek eziyet te görsek, Rabbimizin azabından daha büyük ve kaçıp sığınabileceğimiz hiç bir şey yoktur. Eğer gerçekten tevhide yüzümüzü çevirmişsek, Allah'ın Rahmeti de bize şüphesiz yakındır. Sahabe zamanında, bazı zina yapanlar Allah Resulü'ne giderek cezalandırılmayı ve bu şekilde arınmayı, işledikleri çirkinliğin, Allah tarafından iyiliğe dönüşmesini umdular. Ebedi hayat için bir can vermek veya eziyet görmek onların içindeki Allah sevgisi'ne leke sürecek cinsten olduğu için bedeli ile arınmayı seçtiler..

"Onların kötülüklerini iyiliklere çevirir."

Allah resulü, şefaatinin ümmetin kebair işleyenlere olduğunu bildirmiştir. Yapılması gereken; Tevbe, üstelik gerçek bir pişmanlık içeren tevbe ve yakarış; bunu takip eden salih ameller ve iyi şeylerdir. Namaz, insana hayat verir. Tevbe ve çokça yapılan secdeler insanı temizler ve içinde ölüme mahkum ettiği takva yönünü tekrar canlandırır.

"Sabır ve Namazla Allah'tan yardım isteyin" öncelikle samimiyetimizi ve içten olduğumuzu kanıtlamalıyız ve bunun için ciddi bir iç savaşa girmeliyiz.. Oruç tutarak şehveti kırmalı, Namazla, Allah'a karşı içtem bir takva arayışında olmalıyız.

Unutmayalım, Ne yaparsak kendimize yaparız ve kimse, kimsenin günahını yüklenmeyecektir..! Önümüze çıkan fırsatları kaçırmamalıyız..! Şeytanın bile "Ben Alemlerin Rabbi Allah'tan korkarım" diyerek geri döneceği azgınlığa gitmektense ateşe atılmayı yeğlemeliyiz. (Allah en doğrusunu bilendir.)

(KARIŞIK)arkadaşım sizi tanımıyorum.sorduklarınızın cevabını vermek de benim haddim değil ama kendimce yorum yapmak istedim.Rabbimiz '' beni nası bilirseniz ben öyleyim''diyor.geçmişte ne yapmış ya da nası bi hayat yaşamış olursak olalım gerçekten tövbe edersek ve affedecegine inanıp daha dikkatli yaşarsak inş. affeder.müslüman ümitvardır.Allahtan ümidini kesmez.belli ki pişmansınız ve güzel şeyler yapmak istiyorsunuz.o halde şeytanın vesveselerine,sizi yolunuzdan çevirmek için lüzumsuz ayrıntılarla kafanızı karıştırmasına izin vermeyin lütfen ve unutmayın Rabbimizin katında kimin daha degerli oldugunu kimse bilemez...

sen ihlaslı bir şekilde rabbine dön..kalpten tevbe et..Allah GAFUR'dur,Rahim'DİR..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b> <u>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Sitemizde arayın

Google
 

Son yorumlar