KİTÂBİYAT

A) Sırf râbıta-i şerifeyi mevzu‘ edinen başlıca matbu‘ eserler:

1. er-Rahmetü’l-Hâbita fî Zikri İsmi’z-Zâti ve’r-Râbita. Müellifi: Hüseyin ed-Devserî (k.s.). Hicrî 1237-M. 1820 tarihinde te’lif olunan bu eser, isminden de anlaşılacağı üzere Arapaça’dır. Fazilet Neşriyat tarafından basımı yapılan Mektûbat-ı İmâm-ı Rabbâni’nin (Düreru’l-Meknûnât) hâşiyesinde matbu‘dur.

2. Risâletün fî Tahkîki’r-Râbita. Hâlid Ziyâüddîn Bağdâdî (M. 1778-1826) tarafından kaleme alınan bu risâle, Sultan II. Mahmud dönemi devlet adamlarından Muhammed Es‘ad Efendi’ye (M. 1789-1848) gönderilmiştir ve mektup tarzındadır.

3. Tabsiratü’l-Fâsılîn an Usûli’l-Vâsılîn. Müellifi: Süleyman Zühdî bin Hüseyn el-Hâlidî. Eser Arapça’dır. Hicrî 1305-M. 1888 tarihinde, İstanbul-Kıztaşı’nda Kırımî Abdullah Matbaası’nda basılmıştır. Müellifin tasavvufla alâkalı yine Arapça olarak kaleme aldığı iki eser daha vardır. Bunlar da, Sahîfetü’s-Safâ li-Ehli’l-Vefâ ve Nehcetü’s-Sâlikîn ve Behcetü’l-Müslikîn isimli risâlelerdir.

4. Tuhfetü’l-Uşşâk fî İsbâti’r-Râbita. Arapça 32 sayfadan ibaret olan bu kitapçık, Hicrî 1293’te İstanbul’da basılmıştır. Eserin müellifi, İbrahim Fasîhuddîn b. Sıbgatullah b. Es‘ad el-Hayderî’dir. Kısaca İbrahim el-Fasîh olarak tanınır. Tasavvufa dair bir başka eseri de, el-Mecdü’t-Tâlid (en büyük köle) isimli risâlesidir.

5. İsbâtü’l-Mesâlik fî Râbitati’s-Sâlik. Mustafa Fevzî Efendi tarafından kaleme alınan bu eser, Osmanlıca manzum bir risâledir. 1123 beyittir. Kitabın üzerinde, Hicrî 1324 tarihi vardır ki, miladî 1906’ya rastlamaktadır.

6. Râbıta-i Şerîfe Risâlesi. Bu kitapçık, Abdülhakîm Arvâsî tarafından 1923 yılında yazılmıştır. Osmalıca’dır. Daha sonra Necip Fazıl Kısakürek tarafından sadeleştirilmiştir.

7. ez-Zâbıta fi’r-Râbita. Yazarı, Şeyh Seydâ olarak tanınan, Cizreli Said b. Ömer ez-Zengânî’dir (1889-1968).

B) Muhteviyâtında râbıta-i şerifeyi de anlatan eserler:

1. Mektûbat-ı İmâm-ı Rabbânî. Bu eser, ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ı Rabbânî Ahmed el-Fârukî es-Serhendî (k.s.) hazretleri tarafından muhtelif zâtlara, değişik zamanlarda yazılıp gönderilmiş olan mektupların bir araya toplanmasından meydana gelmiştir. Mektupların aslı, az bir kısmı Arapça, ekserisi ise Farsça’dır. Bu kıymetli eser, Osmanlı ulemâsından Müstakimzâde Süleyman Efendi (?-H. 1202/M. 1787) tarafından Türkçeye terceme edilip, Hicrî 1277’de taşbaskısı yapılmıştır. Muhammed Murâdü’l-Kazanî hazretleri tarafından da, H. 1302’de “Düreru’l-Meknûnât” ismi ile gayet selîs (düzgün ve akıcı) bir ibâre ile Arapça’ya terceme edilmiş, 1316 yılında Mekke-i Mükerreme’de Mîriyye matbaasında basılmıştır. Miladî 1963 yılında İstanbul’da da basılan Mektûbat’ın Arapçası, hâlen Fazilet Neşriyat tarafından sürdürülmektedir. Bazı yayınevlerince, Türkçe’ye çevirtilip latin harflerle basılı olanları da mevcuttur. Ancak eserin aslının, daha çok kaal ile değil hâl ile alâkalı mevzu ve meseleleri muhtevi oluşu hasebiyle bunların, pek de muvaffak bir terceme olduğunu söylemek imkânsız. O bakımdan bu mükemmel eserin, tasavvufa ilmen vâkıf, hâlen de yaşayan hakiki mütercim veye mütercimlerini beklediğini söyleyebiliriz. Kitabımızın bilhassa I. kısmında da görüldüğü gibi İmâm-ı Rabbânî hazretleri, mektuplarının pek çoğunda râbıta-i şerifeden bahsetmektedir.

2. Miftâhu’l-Kulûb. Müellifi, Muhammed Şemseddin Nûri Efendi (?-H. 1280/M. 1863). Nakşibendî âlim ve şeyhlerinden olan bu zât, kısaca Şemseddin Nûri Efendi diye tanınmaktadır. Kitap Osmanlıca’dır. Yazıldığı dönemde pekçok baskısı yapılmış, hâlen de yapılmaktadır. Cumhuriyet döneminde kısmen sadeleştirilerek iki ayrı yayınevi tarafından latin harfleriyle basılmıştır. Son olarak da Bedir Yayınevi tarafından, güzel bir baskı ve temiz bir cilt içerisinde okuyucuya arz edilmiştir.

3. Reşahât Aynü’l-Hayât. Kitabın aslı Farsça’dır. Müellif Ali b. Hüseyin el-Vâiz el-Kâşifî el-Beyhakî (H. 867/M. 1462-H. 339/M. 1533), Hâce Ubeydullah Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde dinleyip gördüklerini bu kitapta toplamıştır. Kitap, İzmir Kadısı Trabzonlu Muhammed b. Ma’ruf b. Muhammed eş-Şerîf el-Abbasî tarafından, Sultan III. Murad Hân zamanında, H. 993/M. 1585 yılında Türkçe’ye de çevrilmiştir. Cumhuriyet döneminde ise bu terceme, Necip Fazıl Kısakürek tarafından sadeleştirilmiş ve Reşahât Aynü’l-Hayat (Can Damlaları) adıyla 1971’de Eser Kitabevi tarafından bastırılmıştır.

4. Avârifü’l-Maârif. Eser Arapça olarak kaleme alınmıştır. Müellifi, Ömer b. Muhammed b. Abdullah b. Muhammed Şihâbüddîn Ebu’l-Hafs es-Sühreverdî’dir. Hicrî 539-632, Miladî 1145-1234 yılları arasında yaşamıştır.

5. Risâle-i Tâciyye. Müellifi, Tâcüddîn b. Zekeriyya’dır. Bu zât, Silsile-i Nakşibendiye’nin 22’nci halkası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin halîfelerindendir. Kitap Arapça’dır. Müellifin, bu mevzûda yazmış olduğu bir başka eseri de, Âdâbü’l-Meşîhati ve’l-Mürîdîn isimli kitabıdır.

6. Şerhu’s-Silsileti’l-Murâdiyye. Müellifi, Derviş Ahmed et-Trabzonî’dir. Kitap Arabça olarak kaleme alınmıştır.

7. er-Risâletü’l-Medeniyye. Arapça olan bu eser, 91 sayfadan ibarettir. Müellifi Nimetullah b. Ömer’dir.

8. Terceme-i Risâle-i Hâlidiyye. Tamamı 56 sayfa olan bu kitap Osmanlıca’dır. Mütercimi, el-Hâc Şerif Ahmed b. Ali’dir.

9. el-Hadîkatü’n-Nediyye fi’t-Tarîkati’n-Nakşibendiyye. Arapça olan bu risâle, 122 sayfadır. Müellifi, Muhammed b. Süleyman el-Bağdadî’dir.

10. Risâletün fî Âdâbi’t-Tarîkati’n-Naşibendiyye. Kitap Arapça’dır. 85 sayfadan ibaret olan bu eserin müellifi, Şeyh Ahmed b. Halil el-Bigâî’dir.

11. el-Behcetü’s-Seniyye fî Âdâbi’t-Tarîkati’l-Aliyyeti’l-Hâlidiyye. Muhammed b. Abdullah el-Hânî’ye ait olan bu eser, Arapça’dır.

12. er-Risâletü’l-Kudsiyye. Bu eser, Osmanlıca manzum bir risâledir, 1328 beyitten meydana gelmiştir. Nâzımı, İsmet Garîbullah adında İstanbu’da yaşamış bir derviş kişidir.

13. es-Saâdetü’l-Ebediyye fî Mâcâe bihi’n-Nakşibendiyye. 48 sayfalık bu eserin müellifi, Abdülmecid b. Muhammed el-Hânî’dir.

14. el-Hadâiku’l-Verdiyye fî Hakâikı Ecillâi’n-Nakşibendiyye. Eser Arapça olarak kaleme alınmıştır. Müellifi, Abdülmecid b. Muhammed b. Muhammed el-Hânî’dir.

15. Câmiu’l-Usûl. Müellifi, Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’dir (1813-1893). Kitap Arapça’dır.

16. Meşgûliyet Risâlesi. Eserin Farsça aslının müellifi, Ahmed Said Müceddidî’dir. Mütercimi, Manisalı Şeyh Ali Nâilî’dir.

17. Nûru’l-Hidâyeti ve’l-İrfân fî Sırri’r-Râbitati ve’t-Teveccühi ve Hatmi’l-Hâcegân. Kitabın müellifi, Hâlid Bağdâdî’nin yiğeni Es‘ad Sâhib’dir. 92 sayfadan ibaret olan bu eseri müellifi, et-Tâcü’l-Mükellel isimli kitabında, râbıtanın “çirkin bir bid‘at” olduğunu iddia eden Sıddîk b. Hasan Hân’a reddiye olarak kaleme almıştır.

18. Tenvîru’l-Kulûb fî Muâmeleti Allâmi’l-Guyûb. Müellifi, Muhammed Emîn el-Kürdî el-Erbilî’dir. Eser Arapça’dır. Türkçe’ye terceme ettirilip latin harflerle de basılmıştır. Şâfiî mezhebine ait fıkhî bilgiler ihtiva eden bu kitabın, 517’nci sayfasında râbıtadan da bahsedilmektedir.

19. Makâsıdü’t-Tâlibîn. Eserin aslı Osmanlıca’dır. Latin harfleriyle de basılmıştır. Müellifi Mehmed Raif Efendi’dir.

20. Risâle-i Es‘adiyye. Kısmen Arapça, kısmen de Türkçe olan bu eserin yazarı, Muhammed Es‘ad Erbilî’dir.

21. Risâle-i Bahâiyye Tarîkat-ı Nakşibendiyye Prensipleri. Kitabın yazarı Ali Kadrî’dir.

22. İrğâmü’l-Merîd. Müellifi Zâhidü’l-Kevserî’dir. Kitabın 65’inci sayfasında râbıtadan bahsedilmekte ve mevzû ile alâkalı bazı kaynakların da ismi zikredilmektedir.

23. Tasavvufî Ahlâk. Mehmed Zâhid Kotku tarafından yazılan bu eserin, 2. cildinin 271-275’inci sayfalarında râbıta mevzuu işlenmiştir.

24. Tasavvuf ve Tarîkatlarla İlgili Fetvâlar. Kitabın asıl adı Fetâvâ-yi Ömeriyye’dir ve Osmanlıca’dır. Müellifi, Ömer Ziyâeddîn Dağıstânî Gümüşhânevî’dir (18491921). İrfan Gündüz ve Yakup Çiçek tarafından sadeleştirilmiş ve 192 sayfadan ibaret olan bu kitabın, 148-170’inci sayfalarında râbıtaya geniş yer verilmiştir.

25. Şâh-ı Nakşibend. Yazarı A. Faruk Meyan’dır. Kitabın 48-55’inci sayfalarında râbıtadan bahsedilmektedir.

26. Tasavvufî Âdâb. 1982’de yazılmış ve 288 sayfadan ibaret olan bu kitabın, 216-233’üncü sayfaları râbıtaya ayrılmıştır.

27. Gümüşhânevî Ahmed Ziyâeddîn / Hayatı-Eserleri-Tarîkat Anlayışı. 336 sayfadan ibaret olan bu kitap, bir ilâhiyatçı tarafından kaleme alınmış. Eserin 274-278’inci sayfalarında râbıtadan bahsedilmektedir.

28. Mezhepler ve Tarîkatlar Ansiklopedisi. Eser, Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı başkanlığında bir ekip tarafından hazırlanmıştır. Bu kitaptan râbıta ile ilgili birkaç cümle: “... Râbıta, vücut gemisinin dümeni gibidir; onsuz hayat yolculuğu sürekli bir çalkantıdan ibarettir. Kusur ve eksiklikler râbıta ile düzeltilir.... Mürid, şeyhine râbıta yapmakla gerçekte Allâh’a ulaşmak istemektedir...”

29. Tam İlmihâl (Seâdet-i Ebediyye). Yazarı, Hüseyin Hilmi Işık. Bu kitabın pek çok yerinde râbıtadan bir hayli bahsedilmiştir.

30. Râbıta ve Tevessül. Hazırlayanlar: Dilaver Selvi, Enbiya Yıldırım, Kemal Yıldız, Ömer Yıldız. 1994’te İstanbul’da basılan bu kitap, Umran Yayınları’na aittir.

31. Tasavvuf Terimleri Sözlüğü. Yazarı, Prof. Dr. Süleyman Uludağ. Marifet Yayınları, İstanbul, 1995.

32. İslâmî Terimler Sözlüğü. Yazarı, Dr. Hasan Akay. Yayınlayan İslâm Bilgi Merkezi.

33. Mektuplar. Müellifi: Ebû’l-Fâruk Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretleri.

C) Râbıta aleyhinde yazılmış bazı makale ve kitapçıklar:

1. İktibas dergisinin Haziran 1991 sayısında Mehmet Durmuş imzası ile yayınlanan makale.

2. Tasavvuf ve İslâm. Yazarı Ercüment Özkan. 79. sayfasındaki bir makalede râbıta aleyhinde yazı bulunan bu kitap, 1993’te yayınlanmıştır.

3. Mehmed Fevzî Efendi’nin, hakkında reddiye yazdığı mâhut risâle. Bunun matbu‘ veya el yazması bir nüshasını göremediğimiz için isminin de ne olduğunu bilemiyoruz. Muhteviyâtında nelerin olduğunu ise, kitabımızın ikinci kısmında yer alan, M. Fevzî Efendi’nin “Aynü’l-Hakika fî Râbitati’t-Tarîka” isimli o güzel risâlesinde nakledilen inkâr, itiraz ve ithamlarından anlıyoruz.

4. Tarîkatta Râbıta ve Nakşibendîlik. Yazarı Ferit Aydın. Süleymaniye Vakfı Yayınları arasında 2000 yılında çıkan bu kitabın, elimizdeki nüshasında kaçıncı baskısı olduğu yazılmamış. Ancak, içindeki “Açıklama”da belirtildiğine göre II. baskısı olduğu anlaşılmaktadır. Kendi ifadeleriyle, “adların ve terimlerin yazılışında Batı dillerine ait (Q, W, Sh) gibi özel karaterler kullanılmıştır.” 293 sayfadan ibaret olan bu “yapıt”, râbıtaya karşı kaleme alınanlar arasında en genişidir. Kendi ifadesiyle yazar, “Kuşaklar boyu Nakşî Tarîkatı’nın liderliğini yapmış olan bir ailenin çocuğu olarak 1945’te dünyaya gelmiş. Güneydoğu'nun Şeyh’ul-Hazîn (Hazinoğulları) adıyla ünlü bir şeyh ailesinden gelen ve ‘beşik şeyhi’ sayılan AYDIN, yüksek öğrenimini tamamladıktan sonra aile geleneğine uyarak 1968 yılında özel tasavvuf terbiyesi aldı ve şeyhlik makamına getirildi.” Evet, bütün bu ünvanların sahibi olan Aydın, Nakşî yolunun üssü’l-esâsı olan râbıta’nın İslâmla ilgisinin olmadığını ve tıpatıp Hind yogasına benzediğini iddia ediyor ve bu iddialarını da “bilimsel bir metodla!” kanıtlamaya ve okuyanları aydınlatmaya(!) çabalıyor. Ortaya konulan tablo insana; ister istemez, “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!” tâbirimizi hatırlatıyor. O bakımdan temel İslâmî ilimlere vukûfu olmayan, tasavvufî zevk ve neş’eye sahib bulunmayan Müslümanların bu kitabı okumaları, i‘tikadî-amelî ve ahlâkî bakımdan kendileri ve çevreleri için fevkalâde zararlı olacağına dair âcizane kanaatimi belirtmeyi bir vazife telakkî ediyorum.
***

Yukarıda isimleri geçen makale, risâle ve kitaplardan başka çeşitli mektup, lûgat ve ansiklopedilerde de râbıtadan az çok bahsedilmiştir. Ayrıca, râbıtaya karşı yazılmış başka yazılar da elbette ki vardır. Ancak bunların hepsini sayıp dökmeye lüzum da yok, sanırız ihtiyaç da yoktur. İlgilenenler zaten bulmakta güçlük çekmezler.


Eserin yazarı: Halis Ece Eser: Aynü'l-Hakîka fî Râbitati't-Tarîka

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Aynü'l-Hakîka fî Râbitati't-Tarîka