KANAAT

Oğlum,
Yoksa fakirlikten acı bir şey,
kanaat et daima.
Kalk her seher vakti,
et istiğfar.
Çalış şimdi varken fırsat,
et ibadet.
Çekiştirme yakın dostunu.
Etme lanet şeytandan başkasına.
Doğduğunda her yeni gün,
tövbe et günahlarından.
Yettikçe gücün getir yerine hacetini fakirin;
getirsin Yaratan da senin hacetini.
Geri vermek gerek eğretiyi.
Oldu mu altınını yanında götüren?
Ey emin!
Nedir bu dünyadan elde edilecek şey?
Ne bir endaze kumaş,
Ne bir karış toprak.
Neyin varsa Hak yolunda,
senin malın.
Geriye kalanlar ise,
belası canın.
Kim Hak’tan gelen aza yetinirse,
yerine getirir Hak onun hacetini.
Bir eve benzer dünya.
Vazgeç mert isen ondan.
Bir köprüye benzer dünya.
Koyulmuşsun yola,
geç ondan.
Kim yaparsa köprü başına ev,
değildir akıllı,
delidir deli.
Olmaz reva Allah’tan zenginlik dilemek.
Meşakkattir müminin zenginliği.
Dervişin fakirliği,
müminin şifası.
Bu yüzden var onda müminin safâsı.
Sana göre az olsa da gözünün nuru,
düşman anlamında malın, çoluk çocuğun.
“Mallarınız, çoluk çocuklarınız sizin için bir imtihandır”
(Tegâbun sûresi, 15. âyetten)
âyetini öğren.
Ver yele bu dünyanın malını mülkünü.
Yol erine yararı yok dünya varlığının.
Düşünmez asla o yokluğu.
Saf olur gönlü doğrulukla.
Kâfi olur hırkası ile lokması.
Arttırmak isterse malını, mülkünü,
uzak kalır asıl saadetten.
Feda ettiler canlarını
Hakk’ı dileyen kullar.
Koşturdular hikmet atını Süreyya’ya.
Vermedikçe O’nun yolunda her şeyini,
nasıl elde edeceksin sana gerekeni?


Eserin yazarı: Feridüddin-i Attar Eser: Pendname

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Pendname