GİRİŞ

Can veren bir avuç toprağa,
Adem’e ruh.
Nuh’u tufandan kurtaran,
Estirip kahır rüzgarını,
Layığını veren Âd kavminin,
Gösterip lûtfunu,
Halil için ateşi çeviren gül bahçesine
Sonsuz şükürler olsun Tanrı’ya.
Alt üst etti seher vakti Lût kavmini o Tanrı.
Bir sivrisinek bitirdi kendisine ok atan düşmanın işini.
Denize sürüp düşmanları, granitten çıkardı bir dişi deveyi.
İnayet edince o kâdir ve kayyûm Tanrı,
Muma döndürdü Davud’un elindeki demiri.
Verdi Süleyman’a mülk ve hükümdarlık,
İtaat eder oldu cini, perisi.
Azık çıkardı Eyyub’un vücudundan;
Lokma verdi balığa Yunus’tan.
Testere indirir bir kulun başına;
Taç koyar ötekinin başına.
Odur sultan; yapar ne dilerse.
Eder âlemi bir anda viran.
Tartışılmaz O’nun sultanlığı.
Diyemez kimse O’na “Nasıl? Neden?”
Birine verir hazine, nimet;
Can verir öbürü ekmek özlemiyle.
Giyer biri sincap, samur kürkü;
Diğeri çıplak uyur tandırda.
Biri yatakta yatar yünlü, pamuklu;
Buz keser öbürü kuru toprakta.
Biri tahtta bin izzet ikram görür;
Fakirlikten öbürü çeker çile.
Yerle bir eder bir anda dünyayı.
Edemez O’na kimse tek laf.
Balık verir havada uçan kuşa.
SEMAZEN
Şahlık gibi devlet verir kullarına.
O verir babasız evladı.
O konuşturur beşikteki çocuğu.
Can verir yüz yıllık ölüye.
Kim yapabilir bunu Hak’dan başka?
Öyle bir yaratıcı ki yaratır balçıktan sultanlar.
Taşlatır Şeytanları yıldıza.
Ot bitirir kupkuru yerden.
Gökleri de O korur.
Ortak değil kimse O’nun mülküne.
Mümkün değil O’nun sözüne itiraz.


Eserin yazarı: Feridüddin-i Attar Eser: Pendname

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Pendname