Kitaplar | Yazarlar | İlmihal | Sohbetler | Hutbeler

İNABE

Yukarıda, kâmil mürşidin üç alâmeti anlatılmış, sıfatları belirtilmiş­ti. O alâmetlere ve daha sonra anlatılanlara derinden bakan özünde ve sö­zünde doğru olan aşık hemen onu bilir; bulur. Onu bulduğu anda dahi, şekke şüpheye düşüp oyalanma ile vakit kaybetmemelidir. Edeple, destur isteyerek huzuruna varmalıdır. Uğurlu ve mutlu elini tutup öpmelidir. içli dışlı bendeliğe kabul etmesini rica ile niyazla dilemelidir. Ailah'ın rı­zasından başka, bütün talepleri içinden çıkarıp atmalıdır. Kalbinde, sırf Ailah'ın rızası olmalıdır. Saf, temiz kalble huzurda oturmalı; vereceği emirleri beklemeli, yapacağı işaretleri gözetmelidir. Her ne emir verirse.. ağırdan almadan kabul etmelidir. Kesin olarak, tereddüdü belirten bir söz etmeden, ona doğru dönüp durmalıdır.
İşte böyle bir haile mürid ortaya çıktığı zaman, kalbi yöneten mürşid; mürid huzurda iken, kendi kalbine bakar. Aradan bir dakika geçtikten sonra, ortaya çıkan durum ne ise., ona göre inabe verir.
Eğer mürşid, böyle bir teveccühle işi sonuçlandırmaya güçlü değilse.. o zaman müride tenbih eder ki, istihareye yatsın. Kendisi de aynı gece Resûlüllah efendimize teveccüh eder. Şöyle bir dilekte bulunur :
— Şu isimde bir ümmetin inabe etmek istiyor. Kendisine istihare et­mesini ısmarladım.
Resûlüllah, her ne yönde emir ve ihsan buyurur ise., o şekilde inabe verir.
Şeyhte, anlatılan iki çeşit güçten hiç biri yok ise., o zaman başka türlü hareket eder. Müride ısmarladığı gibi; kendisi de o gece istihareye yatar. Ortaya çıkan emir ve işarete göre inabe verir.
Sonra..
İnabe vereceği zaman, müridi huzuruna alır, diz dize oturtur, önce, kendisine teveccühü anlatır.
Daha sonra, alnını, müridin alnına dayar. On dakika veya on beş da­kika kadar şeyh teveccüh eder.
Bundan sonra; müridin sağ elini, kendi sağ eline alır. Kendisine şu beş şartı yerine getirmesini emreder :

1. ŞART.: Devamlı abdestli bulunmak..
2. ŞART : Farz olan beş vakit namazını hiç bırakmadan, vaktinde ve zamanında kılmak..
3. ŞART : Kazaya kalmış namazı ve orucu varsa, bütünüyle hep­sini eda etmek..
4. ŞART : Yalan söylemekten, gıybet etmekten tam manası ile sakınıp geri durmak..
5. ŞART : Hiç bir kimsenin aleyhinde bulunmadan, daima kendi kusurunun affını dilemek..
— Bunları, mutlaka yerine getir..
Diyerek, müride tenbih eder.
Bundan sonra; müridin kabiliyeti ve teceilisi neyi gerektiriyorsa., o yolda kendisine okuması gerekeni emreder. Meselâ ; Fethiye, istiğfar, sa­lât ü selâm ism-i celâl okumak gibi.. Bunların hangisi onun haline yakışır ise., onu ders olarak vermelidir.
Daha sonra :
— Estaizü billah.. (Allah'a sığınırım..) Diyerek; Fetih suresinin şu 10. âyetini okumalıdır :
إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ

فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَى نَفْسِهِ وَمَنْ أَوْفَى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ

اللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْراً عَظِيماً



— «Onlar ki seninle biat ediyorlar; ancak Allah ile biat etmekte­dirler..
Allah'ın eli, onların elleri üzerindedir.
Her kim, sözünden dönerse., kendi aleyhine olur. Her kim de, Allah adına verdiği sözü yerine getirirse., kendisine büyük bir mükâfat vere­cektir.»
Daha sonra da, Fatiha suresini okuyup işi bağlar.
**

Bundan sonra..
Müride gereken ve yakışan odur ki : Verdiği bu söz üzerine, kuvvet­lice dura; ayağını pek basa.. Bu sözü bozmamak


Alt Konulari