Kitaplar | Yazarlar | İlmihal | Sohbetler | Hutbeler
CEVÂMİUL-KELİM HADİSLERİNİ TESBİTTE ÖLÇÜ
Cevâmiul-kelim, az kelime ile geniş manâ ifade edebilecek veciz bir konuşma tarzıdır. Özlü ve Kur'ân-i kerimin ruhuna uygun bulunan bu konuşma kabiliyeti, Allah tarafından Peygamber efendimize verilmiş bulunmaktadır. Bu hadislerden birkaç örnek vererek mevzua açıklık getirmek isteriz.
1- Buhârî' ve Müslim'in ittifakla rivayet ettikleri "Elharbü hudatün=Harp hiledir" hadis-i şerifidir.
2- "îhfaz lisaneke=Dilini koru'^1^ hadis-i şerifi de bunlardan biridir.
3- "Ekrimül-hubze=Ekmeğe saygılı davranınız.
4- "erhârneküm, erhâmeküm = Akrabanızla alâkanızı devam ettiriniz".
5- "Tehâdû tehabbû = Hediyeleşin sevişirsiniz"(4).
6- "Es-sabru rıdan = Sabır rızaya (ulaşmaya) vâsıtadır"(5).
7- "El-aynü hakkun = Nazar değmesi haktır (sabittir)(6).
8- "Kayyid ve tevekkel = Deveni sıkıca bağla ve (Allah'a) tevekkül et"(7).
9- "El-fahizu avretün = Uyluk mahalli avrettir"(8).
10- "El-muhtekiru mel'ûnun Yiyecekte ihtikâr yapan mel'ûndur(9).
Cevâmiülkelîm tarzında Resûl-i Ekrem (s.a.v.)in mübarek ağzından sâdır olan birçok hadis—i şerif vardır. Onların arasından bir fikir vermek için birkaç örnek vermiş bulunuyoruz.
Cevâmi'ul-kelim hadislerinden kırk tanesini toplayarak "ERBEİN" yapan ilim erbabı olmuştur. Yazılı ve sözlü beyanlar arasında bu kabil hadis-i şerifler ile okuyucu ve dinleyicilerin zihinlerini tenvire çalışmışlardır. Kısa ve özlü ifade ile açıklanan bu hadis-i şerifler, cemâatin dimağına kolayca nakş olunmaktadır.
Cümleler uzun ve atıflı, ifade muğlak olursa dinleyicilerin kemâliyle faydalanması güçleşir. Açık ifade ve az kalime ile maksadı dile getirmek daha faydalı ve kolay olur. Âlemlere ve âdemlere rahmet olan Paygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Cenâb-ı Hakk'ın lut-fu olan bu kabiliyeti, bir tahdis-i nimet olarak haber vermekte ve biz ümmetlerine de yol göstermektedir.
(1) Feyz'ül-kadir c. 1 s. 194
(2) Feyz'ül-kadir c. 2 s. 91
(3) Feyz'ül-kadir c, 2 ş, 473
(4) Feyz'ül-kadir c. 3 s. 271
(5) Feyz'ül-kadir c. 4 s. 233
(6) Buharî c. 7 s. 23
(7) Feyz'ül-kadir c. 4 s. 530
(8) Buhârî c. 1 s. 97
(9) Feyz'ül-kadir c. 6 s. 262