Abdülhamid'in Hatıra Defteri Peşinde 30 Yıl
1944 yılının sonbaharıydı. Bursa'daki «BOZDAĞ KİTAB-EVλne orta yaşlı bir kadın girdi. Elinde kilo ile satmak istediği kitaplar varmış... Kimden kaldığını sordum: «Osman Senaî Bey'den» dedi.
Osman Senaî Bey, Mustafa Kemâl'in hocası, Türk - Yunan Savaşı'nın plânlarını yapan yaman bir kurmay, Türk diline bir gramer kazandırmış aydındı. Son yıllarda bir Kamus üzerinde çalıştığını biliyordum. Kadınla anlaştık. Üç küfe dolusu kitap geldi.
Çoğu, askerlikle ilgili kitaplardı bunlar, îşe yararlarını eş-dost paylaşmışlar, gerisi bana gelmişti. Bunları arkadaki depoya doldurdum ve kitap meraklılarına gösterip büyük bir bölümünü elden çıkardım. Geriye küçük bir yığın kalmıştı. Çoğu, ciltsiz, parçalanmış kitaplar, beş-on sahifelik broşürler ve bazı kitapların içinden düşmüş formalardı. Bu formalardan birinin de Şemsettin Sami'nin «Kâmus-u Türkî» sinden kopmuş olduğunu hatırlıyorum.
Demek Osman Senaî Bey'in dostları, kitapların üstüne üşüşmüşler, ortalığı karman-çorman etmişler, aldıkları kitapların tamam olup olmadıklarına bile bakmadan yağmalamışlardı.
Ehibba, şivei yağmada mebhut eyler âdâyı Hûda, göstermesin asar-ı izmihlal bir yerde.
Ben de geri kalan döküntüleri çöpe atmaya karar verdim. Son bir kez yığını karıştırıyorum; bir defter... Üst kabı kopmuş ama, formaları dağılmamış. İçinde eski harflerle bir takım yazılar... «Osman Senaî Hoca'nın notları olacak» diye oracıkta yıpranmış sahifeleri karıştırmaya başladım. Hayır, not değildi bunlar. Bazı anılar ve bazı açıklamalar vardı. Sait, Kâmil Paşalardan söz ediyor, Mithat Paşa, Namık Kemal, Ziya Paşa gibi ünlü kişilerle yaptığı konuşmaları anlatıyordu!..
- 3979 okuma
II. Abdülhamid Han'in Hatıra Defteri |
okumak....
Bunu biliyor ve böyle bir tarihi belgeyi insanlara kitap halinde sunmuyorsanız... Toplum şu an ne yapacağını bilmiyor bence. Din iman elden gidiyor denilerek dine imana sahip olmayanların peşlerinden koşuyor. Bindörtyüz yıl önce başlayan hilafet kavgası son halini memleketim üzerine dikmiş bir vaziyettedir. Artık hilafet kılıcını; aramıza sızıp, müslüman gibi görünüp islam olmayı becerememiş zalimlerden koparmanın tek yolu bu bilgilerin insanlar tarafından öğrenilip hayata uygulanması ve yoğuz olmayan bir hayatı yaşamamız sağlanmalıdır. Gerçi halk tamamen olmasada büyük bir kısmı bu cehaletin peşinden koşuyor ve abdülhamit gibi memleket sevdalısı insanların geride kalmasını sağlıyor. Sadece düşünün yeni hükümetin bizlere belli etmek istemediği nedir ki teraki pervere bu kadar benzeyebilsinler.... Umut hiç bir zaman bitmez...! Bu zulmün de temeli kaldırılır elbet.
SELAMUNALEYKÜM MUHTEŞEM
SELAMUNALEYKÜM MUHTEŞEM BİR SİTE OLUŞTURMUŞSUNUZ. TEBRİK EDERİM. ALLAH CELLE CELALU SİZLERDEN RAZI OLSUN. HİZMETLERİNİZİN DEVAMINI DİLERİM ALLAH'A EMANET OLUN
Yeni yorum gönder