A.3. Türk-Yabancı Fıkraları

Amerikalı Japon ve Türk

Bir Amerikalı, bir Japon ve Türk safari'ye çıkmışlar. Son teknolojik silahlarını da birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri fark edince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı ve Japon silahı bırakıp acı sonu beklemeye başlamışlar. Türk botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş : " Ne o, aslandan hızlı mı koşacaksın ? "
" Yoo, sizden hızlı koşsam yeter " ..

Ajanlar

Bir gün dünyanın Gizli servisleri arasında yarışma yapılacakmış CIA'den, KGB'den ve bizim MİT'ten de katılanlar olmuş. Yarışmaya katılanlara bir odaya girecekleri ve odadaki çuvala bir şekilde kendilerini paketleyecekleri söylenmiş Bütün yarışmacılar tamam deyip sırayla girmeye başlamışlar sırayla. İlk önce CIA'inki odaya girip paketlemiş kendini. Peşinden giren jüri üyesi çuvalı tekmelemiş ve çuvaldan: - Hav hav diye ses gelmiş. Jüri üyesi inandığını söyleyip odadan çıkmış. Arkadan KGB'ninki girmiş. Aynı şekilde kendini paketlemiş Jüri üyesi gene tekmelemiş çuvalı bu sefer: - Miyav Miyav, diye ses gelmiş Tamam demiş adam. Arkadan MIT'in ki girmiş aynı şekilde yapmış. Adam gene tekmelemiş: Ses yok bir kaç defa tekmelemiş, gene ses yok. Çuvalı duvarlara vurmaya başlamış en sonunda çuvaldan: - Patates ulan patates diye ses gelmiş.

Telsiz Telefon

Cemal bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar;
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye`ye gelir ve Cemal başlar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağıya indik ama hiç birşey bulamadık. Öyleyse bizim atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

Noşut

Cemal Afrika'ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. Cemal de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Cemal ben 4 noşut vurdum demiş. İngiliz dayanamamış sormuş. kusura bakma ama noşut nasıl bir şeydir. Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım. Cemal de ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara bir şeyler insana benziyorlar. Ellerini kaldırıp no şut no şut diye bağırıyorlar demiş. (not: no şut = no shoot = ateş etme)


Eser: FIKRALAR

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

FIKRALAR