AKTİF OKUMA VE BEYİN


İnsan eğer doğru bir okuma yapmak istiyorsa organlarını tam olarak kullanmayı bilmelidir. Yani nasıl 1980 model bir arabayla köy yolunda saatte 220 km hız yapılamazsa. Bunun için son model bir arabayla uygun bir yol lazımsa anlayarak hızlı okumak için de sağlıklı kullanılan göz ve beyin lazımdır. Yetişkin bir insan beyninde ortalama 1 trilyon hücrenin olduğu tahmin edilmektedir. Öğrenmelerde beyindeki hücreler arasındaki bağlar kurulması ile gerçekleşir. Beynin kapasitesini anlamak için şöyle bir örnek verilebilir. Dünya üzerinde yaklaşık olarak 2500-3000 dil ve bu dillere ait 250 milyon civarında kelime olduğu tahmin edilmektedir. Bir insan bütün dilleri öğrense bile beyninin sadece %5'ini doldurabilecektir. Zaten beynini en iyi kullanan kişilerin bile sadece %10-15 kapasiteyle kullandıkları söylenmektedir. Beynimizdeki bütün bağlantıları arka arkaya bağlayacak olursak buradan aya kadar rahatlıkla yetecek bir ip elde etmiş oluruz. Ayrıca insanoğlu beynin fonksiyonlarını yerine getirecek bir bilgisayar yapmak istese büyüklüğü dünyanın üç katı kadar olurdu. Beynin kullandığı elektrik dışarıdan verilmek istense İstanbul’un tükettiği elektrik kadar her insan elektrik sarf ederdi.

İnsan beyninin kapasitesini bu şekilde anlattıktan sonra şunu belirtelim ki ne kadar okursak beynimizi o kadar iyi kullanabiliriz. Bilgi düzeyimiz ne kadar fazla ise okuma ve anlama hızımız o kadar artacaktır. Çünkü insanda algıda tamam olarak ifade ettiğimiz bir özellik vardır. Kişi daha önceden gördüğü kelimeleri daha hızlı görüp tamamlayabilir. Fakat insanların bir çoğu fazla okumanın insan beynine zarlı olacağı şeklinde yanlış bir kanaatle okumaya soğuk bakmaktadır.

Gözün görmesi hadisesi aslında beynimize ulaşan elektrik sinyallerinden ibarettir. Yani görme hadisesi beynimizin hiç girmediği beynimizin bu bölgesinde yaşanır. Bir nesneden gelen ışık demetleri retina üzerine ters olarak düşerler. Burada elektrik sinyaline dönüşen görüntü beynin arka tarafındaki görme merkezine ulaştırılır. Görme merkezi dediğimiz küçücük bir alandır. Bir ışığı ve sıcaklığı hissettiğimiz zaman bile beynimizin bu bölgesinde ne ışık ne de ısı vardır. Kısaca beynimiz ve gözümüz dış dünyayı algılamada kullandığımız birer araçtırlar. Siyah beyaz ve 37 ekran televizyonla 70 ekran renkli görüntü elde edemeyeceğimiz gibi alıştırma yapılarak geliştirilmemiş, özelliklerini tam olarak bilmediğimiz bir beyin yada gözle hızlı okumayı sağlayamayız

Aslında insanoğlu eski zamanlardan beri her alanda en az enerji ve zaman harcayarak en üstün verimi elde etmek için çalışmalar yapmıştır. Özellikle anlayarak hızlı okuma konusunda büyük alim İmam-ı Gazali, İbni Haldunların tavsiyeleri vardır. Ne yazık ki günlük uğraşın ve koşturmaların içinde bu tür yararlı çalışmalar ihmal etmişlerdir.

Mesela çoğu insan gözün okuma esnasında satır üzerinde düz bir çizgi takip eder gibi kayarak ilerlediğini düşünür. Oysa doğrusu öyle değildir. Göz satır üzerinde okuma yaparken tabiri caizse çekirge gibi ilerler. Yani başta sabitleşip kapasitesine göre sağdaki ve soldaki kelimeleri okur. Zıplar, sabitleşir sonra tekrar sağdaki ve soldaki kelimeleri okur. Okuma böyle gerçekleşir. Okuma işleminde geçen sürenin %80'i duraklamada, %20'si sıçramalarda geçmektedir. Kötü okuyucunun hem duraklama sayısı, hem de duraklamalarda harcadığı vakit fazladır. Böyle okuyucular kelime kelime hatta heceleyerek okurlar.

Anlayarak hızlı okumanın mantığı da buna dayanır. Yani okurken duraklama sayısını ve duraklamadan kalma süresini azaltabilen okuyucu hem dikkati dağılmadığı için daha iyi anlar, hem de daha hızlı okuduğu için daha az enerji ve zaman harcayarak daha çok okur.

Bunları yapabilmek için de:

1- Okuma hızını düşüren durumların tespit edilip ortadan kaldırılması gerekir.

2- Gözün görme alanının genişletilmesi lazımdır.

3- Verimli okuma yöntemleri öğrenilerek okunmalıdır.

4- Yazının türüne göre esnek okuma yapabilmeyi öğrenmelidir. Yani okumanın amacımızı belirleyerek ona göre okuma yapılmalıdır. Ya da yazının zorluk şekline göre okuma şekli belirlenebilmelidir.


Okuma yapılan ortam sağlıklı hale getirilmelidir.


Aktif okuma öğrenilmelidir.


Okuyucunun ruhi, bedeni durumu sağlıklı olmalıdır.

8- Hafızayı tam kullanma yöntemleri tam öğrenilmelidir.

9- Dikkat yoğunlaştırma yöntemleri öğrenilmelidir.

10-Kültür düzeyi ve kelime hazinemiz artırılmalıdır. Böylece ana dilimizi doğru kullanma sağlanmalıdır.

11- Okurken geriye dönüşler engellenmelidir.

Bütün bunlar yapılabilirse organlarımızı tam ve verimli olarak kullanabiliriz. Bunları yapamazsak okulda ya da hayat sınavında bizimle yarışan insanlara yenilmeye mahkum oluruz.


UYGULAYICIYA NOT

Konu öğretmen tarafından anlatıldıktan sonra öğrenci ilgili parçayı okur ve testi yaptıktan sonra sonucu değerlendirir.
Her gün en az üç yeni kelime öğrenme.
Kollar düz olarak ileriye doğru uzatılır baş parmaklara bakılır. Baş parmaklar ters yönde açılarak gözün görme alanı genişletilmeye çalışılır.


Eser: ANLAYARAK HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ

  • Yeni Ekle
Yorumlar (2)

  •  - bak AHOT ne demekmiş
    cok okunan gerek cooook demek. Anlayarak hızlı okuma teknikleri demek anladın mı...
  •  - bende önce anlamadım ama...
    ahot anlayarak hızlı okuma teknikleri demekmiş baş harflerden oluşmuşmuş

ANLAYARAK HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ